Torosların Zirvesinde Tatil

Pozantı’nın ilk çağlardaki adı olan Pendosis Torosların zirvesindeki malikânenizdir. Birçok ulusun yaşadığı Pendosis şehri kalıntıları ile Gülek boğazı yolu üzerine kurulmuş olan Pendosis tarih boyunca coğrafi konumu bakımından önemli bir yere sahip olmuştur.  Adana havalimanına 55 dakika mesafede yer alan Pozantı ilçesi tatil köyünün bulunduğu, otoyol, demiryolu ve devlet yollarının birleştiği bir ilçedir. İnanç merkezleri koridoru üzerinde bulunan tatil köyü Pendosis, dört mevsim hizmete açıktır. Bozulmamış bir doğaya sahip olan Pendosis, rafting, trekking,  fotoğrafçılık, tarih, ekolojik, sağlık, kaplıca,  ve botanik çeşitliliği bünyesinde toplayan bir bölgededir.

Pendosis Karboğazı Kayak tesislerine 25 dakika, Saint-Paul kilisesi, Kleopatra Kapısı ve Ashab’ı Kehf’in yer aldığı Tarsus ilçesine 45 dakika, Kapadokya’ya, Mersin-Viran Şehir, Kızkalesi, Adam Kayalar, Cennet-Cehennem, Adam Kayalar, Kanlı Divane antik kentine 1,5 saat mesafede yer almaktadır.

Ayrıca Hatay’da bulunan Saint-Pierre, Harbiye ve dünyanın 2. büyük mozaik müzesine de 2,5 saat mesafede bulunmaktadır. İpek yolu ve 5000 yıllık tarihi Kalya yolu Pozantı’dan geçmektedir. Pozantı İç Anadolu’yu Akdeniz kıyılarına bağlamaktadır.

Pozantı Hatay, Şanlıurfa, Diyarbakır, Mardin, Kahramanmaraş, Gaziantep, Mersin, Osmaniye, Adana, Konya, Ankara, Kayseri, Kapadokya, Ihlara Vadisi gibi tarihi ve turistik merkezlere ile bağlantılıdır. Bölgede kış ve yaz turizminin yoğunlaştığı alanlar genellikle Çiftehan Kaplıcaları, Ulukışla, Aladağ Milli Parkı, Karagöl ile Bolkar Dağları, Demirkazık zirvesi bölgeleridir.

Pendosis Otel

25 dönüm arazi üzerine kurulmuş Akdeniz’in Toros Dağları’na bakan Pendosis Tatil Köyünde Pendosis Otel yer almaktadır. Otelin doğal kaynak suyu olan, çam ağaçları ile çevrili nefes kesen bir manzarası vardır.

Otelin 6 aile süiti, 3 şömineli süit, 16 kademeli aile süiti, 17 standart odası, 1 engelli odası, 2 vip villa ve 8 çatı katı yer yataklı odası bulunmaktadır. Sade ve şık bir şekilde dizayn edilen odalarda rahatlıkla kalabilirsiniz. Ayrıca odalarda uydu TV, telefon, kablosuz internet bağlantısı, mini bar, saç kurutma makinesi ve özel eşyalarınızı saklayabileceğiniz bir kasa yer almaktadır. Odalar merkezi ısıtma sistemi ile ısınmaktadır.

Pendosis Otel’in barbecue barı, havuz barı, şömine barı, çok amaçlı eğlence merkezi olarak düşünülmüş olan Çalkapı barı, 1 adet A’la Carte restoranı, çocuklara özel yüzme havuzu ve oyun parkı, açık havuz, kapalı havuz, plaj ve otopark bulunmaktadır.

Ayrıca otelde çocuk bakım hizmeti de mevcuttur. Otelde bulunan basketbol, tenis ve voleybol sahaları sayesinde de güzel vakit geçirme imkânı bulabilirsiniz. 0-6 yaş çocuklardan ücret talep edilmemektedir.

Pendosis Otel şehir merkezine 55 dakika, Tarsus’a 80,  Adana Havalimanı’na 95 km,  Mersin’e 120, Nevşehir’e 190, Kayseri’ye 240, Konya’ya 260, Kahramanmaraş’a 270, Antakya’ya 280, Gaziantep’e 290 ve Ankara’ya ise 370 km mesafede yer almaktadır.

Adana’da Gezilecek Yerler

Taş Köprü: Adana’nın tarihi eserlerinden biri olan ve Roma İmparatoru Hadrian tarafından 2. Yüzyılda yaptırılan Taş Köprü Seyhan Nehri üzerine kuruludur. Dünya’nın araç trafiğine açık en eski köprüsüdür. 21 gözlü olan Taş Köprü günümüzde kara kısmının taşlar ile doldurulması sebebiyle şu anda 14 gözlü olarak görünmektedir.

Ulu Camii: Çok önemli uygarlıklardan biri olan Ramazanoğulları’nın geride bıraktığı en önemli yapılardan biri olan Ulu Camii eski şehir bölgesinde yer almaktadır. İnşası 1541 senesinde biten camiinin duvarları ve içerisindeki mimarisi tarihi dokusunu korumuştur.

Ramazanoğlu Medresesi: Ramazanoğlu Beyliği’nden ayakta kalan Ramazanoğlu Medresesi Ulu Camiinin hemen karşısında yer almaktadır. Huzur dolu bahçesi ve oturup dinlenilecek güzel avlusu ile Adana’nın görülmeye değer mekânlarından biridir. İçeride ney enstrümanı çalan gençlere denk gelebilirsiniz.

Tarihi Saat Kulesi: inşaatına 1881 yılında başlanan saat kulesi 1882 yılında tamamlanmıştır. Türkiye’nin en uzun saat kulesi olan bu saat kulesi 32 metre yüksekliğindedir.

Tarihi Kazancılar Çarşısı: Şehrin çarşısında yer alan Kazancılar çarşısı, bakır ve kazan imalatı ve tamiratı yapan dükkânların yer aldığı eski ve tarihi bir çarşıdır.

Adana Etnografya Müzesi: Önceleri kilise olarak kullanılan bina, 1924 yılından sonra müze olarak kullanılmaya başlanmıştır. Müzenin içerisinde Çukurova köylerinde ve Toroslarda yaşayan yörüklere ait eşyalar yer almaktadır.

Bebekli Kilise: Kazancılar çarşısına 10 dakika yürüme mesafesinde yer alan kilise, 1880’li yıllarda St. Paul adına bir İtalyan Katolik kilisesidir. Kilisenin özelliği kilise üzerinde yer alan Meryem Ana’nın elinde tuttuğu 2,5 metrelik tunç heykelinin bebeğe benzetilmesinden dolayı Bebekli Kilise olarak anılmaktadır.

Atatürk Parkı-Ziyapaşada-Gazipaşa ve Atatürk Caddeleri: Atatürk parkı boyunca birçok farklı kafe, restoran ve eğlence merkezleri yer almaktadır. Ziya Paşa Caddesinde birçok lüks mağaza ve kafeler yer almaktadır. Alışveriş için oldukça güzel bir bölgedir.

Adana Merkez Parkı: Türkiye’nin en büyük parkı olma özelliğine sahip bu park yemyeşil devasa bir alandan oluşuyor. Adana gezisinde mutlaka bu parka uğrayın ve doğanın tadını çıkarın.

Sabancı Merkez Camii: Türkiye’nin ve de Ortadoğu’nun en büyük camisi olarak bilinen Sabancı Merkez Camii Seyhan nehrinin hemen kıyısında kuruludur. Nehir kenarında hoş bir manzara sunan caminin 99 metre yüksekliğinde 6 tane minaresi bulunmaktadır. Caminin 4 yarım kubbesinin 4 halife ve 4 mezhebe, 6 minarenin imanın 6 şartına, 5 kubbenin ise İslam’ın 5 şartına denk geldiği bilinmektedir. Avlusunda yer alan 28 kubbenin Kur’an da adı geçen 28 peygambere, caminin ana kubbesinde yer alan 40 pencerenin ise Hz. Muhammed’in peygamber olduğu yaş olan 40’a ve 99 metre yüksekliğindeki minarelerin ise Allah’ın 99 güzel ismine denk geldiği bilinmektedir.

Arkeoloji Müzesi: Türkiye’nin en eski 10 müzesinden biridir. Cumhuriyet’in ilanından 1 yıl sonra inşa edilmiştir. Müzede Hititlere ait Kapı arslanı, lahitler ve yazıtlar yer almaktadır. Ayrıca eski dönemlere ait pek çok farklı hayvan, tanrı ve tanrıça figürleri de sergilenmektedir. Adana’ya yolunuz düşerse mutlaka uğrayın.

Atatürk Müzesi: Kuvayı Milliye döneminden kalan büstlerin, Atatürk’ün bal mumu heykelinin, çok sayıda kitabın sergilendiği bu müze Atatürk’ün 15 Mart 1923’te Adana’da ziyaret ettiği yerdir.

Adana Sinema Müzesi: Yılmaz Güney, Ali Şen, Şener Şen, Orhan Kemal, Abidin Dino gibi sinemada emeği geçen Adanalı sanatçıların balmumu heykellerinin sergilendiği bir müzedir.

Seyhan Barajı Gölü: Adana’nın kuzeyinde kalan göl tam huzur bulunacak dinlenmelik bir yer. Göl boyunca küçük seyyar satıcılar bulunmaktadır. Ayrıca akşam yemeği yemek için çok güzel restoran ve kafeler de bulunmaktadır.

Misis Köprüsü: Adana’nın ayakta kalan önemli tarihi yapılarından biri olan Misis Köprüsü Ceyhan Nehri üzerinde yer almaktadır. Ceyhan Nehri civarında yer alan Misis Höyüğünden çıkarılan tarihi mozaikler Misis Mozaik Müzesi’nde sergilenmektedir.

 

Akdeniz’in Gizli Şehri Osmaniye

1996 yıllında Adana ilimizden ayrılıp il olma statüsüne kavuşan Osmaniye Akdeniz Bölgesinde yer alan Türkiye’nin 80. ilidir. Eski adı Cebelibereket olan Osmaniye’ye bağlı 7 ilçe, 9 belde ve 161 köy bulunmaktadır. Osmaniye ilinin ilçeleri; Toprakkale, Sumbas, Hasanbeyli, Kadirli, Bahçe ve Düziçi’dir. Osmaniye’nin tarihi çok eskilere dayanmaktadır. Osmaniye’de gezilip görülecek birçok yer bulunmaktadır. Pek bilinmese de Akdeniz’in gizli kalmış bir şehri olan Osmaniye tatil yapmak için de tercih edilebilecek bir ildir. Tarihi ve doğal güzellik bakımından zengindir.

Osmaniye’de Gezilecek Yerler

Haruniye Kaplıcası

Osmaniye’nin Düziçi ilçesine bağlı ve ilçe merkezine 22 km mesafede bulunan düdüklü köyünde yer alan kaplıca manzara bakımından mükemmel bir yere sahiptir. Ruhsal açıdan  şifa bulabileceğiniz kaplıcanın hakkı İl Özel İdaresi’ne bağlıdır.

Genelde Arap turistlerin sık olarak uğradığı mekân olan kaplıca önceleri sadece yaz mevsiminde hizmet verirken günümüzde bütün yıl hizmete açıktır. 115 yatak kapasitesine sahip kaplıca suyunun sıcaklığı 32 derecedir. Kaplıca suyunun içerisinde kalsiyum, magnezyum, sülfür, sülfat ve bikarbonat yer almaktadır. Kaplıca suyu romatizma, deri hastalıkları, sinirsel hastalıklar, kadın hastalıkları, beslenme bozuklukları, karaciğer ve safra kesesi hastalıkları, mide ve bağırsak hastalıkları gibi birçok hastalığa iyi gelmektedir.

Karaçay Şelalesi ve Mesire Yeri

Karaçay şelalesi Osmaniye merkeze 4 km mesafede yer alan saklı bir cennettir. 30 metre yükseklikten akan şelalenin sesinde huzur bulabilirsiniz.  Ayrıca şelale ile birlikte çam ağaçları da muhteşem bir manzara oluşturmaktadır.  Ayrıca şelalenin etrafında piknik yapacak güzel alanlar da yer almaktadır.

Ala Cami

Osmaniye’nin Kadirli ilçesinde yer alan Ala Cami Roma dönemine ait bir yapıdır. M.S. 70’li yıllarda inşa edilen cami ilk inşa edildiği zaman manastır olarak inşa edilmişti daha sonra ise kilise eklenerek uzun bir süre manastır olarak hizmet vermeye devam etmiş.

Yapı Dulkadiroğulları Türkmen beyi, Alaüddevle’nin oğlu Sarı Kaplan döneminde cami olarak kullanılmaya başlanmıştır. İsmi de Alaüddevle Camisi olarak değiştirilmiştir. Daha sonra ilçenin boşalmasıyla birlikte cami de terk edilmiştir. Cami 1865 yılında yeniden restore edilerek Ala Cami olarak faaliyete geçirilmiştir. Son olarak 2005 yılında başlayan restorasyon çalışmaları 2007 yılında tamamlanmıştır. Osmaniye’de mutlaka görülmesi gereken yerlerden biridir.

Karatepe Aslantaş Açık Hava Müzesi

Osmaniye’nin Kadirli ilçesine bağlı ve 22 km mesafede yer alan Kızyusuflu köyündedir. Hitit kralı Asativatas M.Ö 8.yy’da krallığını kuzeydeki vahşi kavimlere karşı korumak için bir kale yaptırmış ve kalenin ismi Asativatas olmuştur.

Daha sonra Asurlular tarafından ele geçirilen kale yakıp yıkılmıştır. 1946 yılında başlatılan kazı çalışmalarında birçok yapıya rastlanmıştır. Kazı sırasında birçok aslan başlı heykel bulunmuştur. Burada bulunan eserler kapalı müzede sergilenmek istenmiş fakat sayısı çok fazla olduğundan dolayı burası açık Hava Müzesi haline getirilmiş ve bulunan aslan başlı heykellerden dolayı da ismi Aslantaş olmuştur.

Kırmıtlı Kuş Cenneti

Osmaniye’de mutlaka görümesi gereken yerlerden biride Kırmıtlı Kuş Cennetidir. Birçok kuş türüne ev sahipliği yapan kuş cenneti Osmaniye’ye 10 km mesafede yer alan Amanos dağlarının yüksek yerlerinde kurulmuştur. Burada yer alan 100’e yakın kuşun nesli tükenmek üzeredir. Bu kuşlar çoğalıp yok olmamak için önemli bir yere sahiptir.

Bütün kuş türlerinin yer aldığı bu kuş cenneti biyolojik çeşitliği bakımından zengindir. Kırmıtlı Kuş Cenneti sadece Osmaniye tarafından değil Türkiye tarafından da önemli bir yere sahiptir. Kuş seslerinin eşliğinde ve muhteşem manzara karşısında çok keyifli zamanlar geçirebilirsiniz.

Berke Barajı

Osmaniye ilinin Düziçi ilçesinde yer alan baraj Düdüklü Dağın eteklerinde bulunan Ceyhan Nehri üzerinde kurulmuştur. 1999 yıllında inşasına başlanan baraj 2002 yılında faaliyete geçirilmiştir. 201 metre yüksekliğine sahip olan baraj Türkiye’nin en yüksek dünyanın ise 16. Yüksek barajıdır. Osmaniye’ye gittiğinizde mutlaka görmelisiniz.

Toprakkale Kalesi

Bu kale Osmanlı’nın 10 km uzaklığında Toprakkale ilçesinin sınırında yer alıyor. Osmaniye, Adana ve Hatay 3 ilin buluştuğu kavşak noktasın da inşa edilmiş bir kaledir. Kalenin ilk yapılma amacı Çukurova ile Suriye’yi bağlayan yolu kontrol etmekti.  75 metrelik bir ovalık alan üzerine inşa edilmiştir. Bazı rivayetlere göre kale M.Ö 2000 yılların da inşa edilmiş.

Daha sonra, kale Harun Reşit dönemin de restore esilmiştir. Planı dikdörtgen şeklinde olan Toprakkale Kalesi Osmanlı da ismi değişikliğe uğrayarak Kınık Kalesi olmuştur. Şehrin dört bir tarafından görülen kale görkemiyle göz kamaştırıyor. Ayrıca kalenin 12 burca sahiptir.

Osmaniye Kent Müzesi

Osmaniye ilinde yer alan ve müze 1960 yıllarında Çamlık Tesisleri olarak kullanılmış daha sonra müzeye çevrilmiştir. Müze’nin ilk girişinde Hitit dönemini simgeleyen iki dev aslan heykeli yer almaktadır. Müzede gücün simgesi olan koçboynuzları da yer almaktadır.

Ayrıca müzenin bir tarafında terzicilik ve arasta çarşısı bulunurken diğer tarafında da fotoğraf çekimi ve Osmaniye’de unutulmaya yüz tutmuş meslekler yer almaktadır. Osmaniye Kent Müzesi Osmaniye’nin tarih boyunca bütün izlerini yansıtmaktadır. Osmaniye’de mutlaka görülmesi gereken yerlerden biridir.

Kastabala Şehri

Osmaniye il merkezine 15 km mesafede bulunan Bahçe Köyünde yer almaktadır. Antik kent durumunda olan Kastabala şehri günümüze oldukça iyi bir şekilde gelmiştir. Şehirde önemli olan iki yapı Sütunlu Caddesi ve beş bin seyirci kapasiteli tiyatrodur. Ayrıca bunların haricinde yer alan kilise, hamam ve mezarlar da Osmaniye’nin önemli tarihi yapılarındandır. Burada yer alan yapılar Osmaniye’nin tarihini aydınlatmaktadır.

Almanpınar Yaylası

Osmaniye ilinin Hasanbeyli ilçesine 4 km mesafede yer alan Osmaniye gezisinde mutlaka görülmesi gereken yerlerden biridir. Yolu asfalt olduğundan dolayı ulaşımı oldukça kolaydır. Yaz mevsiminde çok kalabalık bir nüfusa sahiptir. Buraya kamp kurmak için gelen birçok kişide bulunmaktadır. Şehrin kalabalığından sıkılanlar için bu yayla bir başka güzeldir.

Yeşilliği, muhteşem doğası, soğuk suyu ve serin havasıyla size muhteşem bir tatil keyfi yaşatacaktır. Almanpınar Yaylası bağ ve bahçelerin arasında yer almaktadır. ayrıca yaylada fırın, bakkal, lokanta ve kır kahvesi de yer almaktadır. Osmaniye’de Almanpınar Yaylasının haricinde Zorkun, Olukbaşı Beyoğlu, Savrun Gözü, Dokurcun ve Çığşar Yaylaları da mutlaka görülmesi gereken yaylalardır.

Akdeniz’in Şirin Kenti Mersin

Tarihi MÖ 6500’lere kadar dayanan Mersin’de tatil yapmak bir ayrıcalıktır. Tarih boyunca kentte Türkmenler, Ortodoks toplulukları, Rum göçmenleri, Arap Ortodoks cemaati gibi pek çok uygarlık bir arada yaşamıştır. Mersin aynı zamanda bir liman kenti olduğundan dolayı da ticari açıdan oldukça önemli bir yere sahiptir.

Mersin sadece doğal güzelliği ile değil tarihi dokusuyla da tatilcilerine birçok imkan sunmaktadır. Mersinde 9 tane mavi bayraklı plaj bulunmaktadır. Bu plajlardan özellikle Tarsus Plajı’na mutlaka gitmelisiniz. Deniz sezonu Mersin ve çevresinde mayıs sonunda açılıp, ekim ayı başında kapanmaktadır. Sizde güzel bir tatil için Akdeniz’in şirin kenti Mersin’i tercih edebilirsiniz.

Mersin’de Gezilecek Yerler

Kız Kalesi

Şehrin simgelerinden biri olan Kız Kalesi Mersin’e 60 km mesafede eyer almaktadır. Bu bölgedeki yerleşim M.Ö. 4. Yüzyıla dayanmaktadır. Bir adacık üzerine sarnıçlar ve lahitlerden oluşan kale, kıyıdan 500 m açıkta bulunmaktadır. Ünlü tarihçi Heredot’a göre bu kale Georges adında Kıbrıslı bir prens tarafından kurulmuştur.

Yedi Uyurlar Mağarası

Diğer adı ile Eshab-ı Kehf Mağarası olan ve Müslümanlar ve Hristiyanlar tarafından kutsal bir ziyaret yeri olarak kabul edilen Yedi Uyurlar Mağarası Tarsus İlçesi’nin kuzeybatısında yer almaktadır. Mağaranın üzerinde 1873 yılında Sultan Abdulaziz’in yaptırdığı camii yer almaktadır. 15 basamaklı merdiven ile mağaraya ulaşmak mümkündür.

Narlıkuyu – Cennet Cehennem Mağarası

Narlıkuyu’da yer alan Cennet-Cehennem Mağaraları bölgenin en güzel koylarında yer alan ve Mersin’de mutlaka görülmesi gereken yerlerin başında yer almaktadır. Kalkerli arazinin çökmesi sonucu oluşan mağaraya 450 basamaklı merdiven ile inmek mümkün. Mağaranın içinde Hıristiyanlar tarafından hac mekanı olarak kabul edilen Meryem Ana Kilisesi bulunmaktadır. Bu nedenle her yıl binlerce kişi mağarayı ziyaret etmek için Mersin otellerini dolduruyor.

Nusrat Mayın Gemisi

Boğaza döşediği mayınlarla savaşın gidişatını değiştiren Nusrat Mayın Gemisi, Çanakkale Zaferi’ne damgasını vurmuş ve önemli bir role sahiptir. Nusrat 1913 yılında Osmanlı donanmasına katılmış daha sonraki yıllarda ise yük gemisi olarak kullanılmaya başlanmıştır. senesinde Mersin Limanı’nda atıl durumda kalan ve uzun bir restorasyondan sonra Tarsus’ta sergilenen gemi ziyaretçi akınına uğramaktadır.

Anamur Çayı

Toros Dağları’nın eteklerinden çıkarak Çatalyatak, Kızcağız ve Yellice tepelerinden geçip Akdeniz’e sularına karışan Anamur Çayı Mersin’in doğal güzelliğinin en önemli temsilcilerinden biridir. Anamur Çayının etrafında piknik yapmak için uygun alanlar bulunmaktadır. Ayrıca çayın serin sularında yüzebilir, alabalık restoranında alabalık yiyebilir, hatta farklı bir deneyime sahip olabilme için kendi balığınızı kendiniz tutabilirsiniz.

Tarsus Şelalesi

Tarsus ilçesi sınırlarında yer alan Tarsus şelalesi adını içerisinde bulunduğu ilçeden almıştır. Mersin’in en güzel mesire yerlerinden biridir. Berdan Nehri’nin birkaç metre yüksekliğinden dökülen sulardan oluşan şelale, Roma döneminde nekropol olarak kullanılıyormuş. Şelalenin etrafında Roma döneminden kalma kayalara oyulmuş mezarlar yer almaktadır.

Ilısu Şelalesi

Mersin’in doğa harikalarından biri olan Ilısu Şelalesi Gülnar ilçesinde yer almaktadır. Şelalenin suları 70 metre yükseklikten dökülmektedir. Şelale sadece manzarası ile değil aynı zamanda çıkardığı ses ve yaydığı serin havasıyla da yazın sıcağından bunalanlar için ferah ve huzurlu bir atmosfer sunmaktadır.

Olba Antik Kenti

Mersin’in Silifke ilçesinde yer almaktadır. Örenköy’de yer alan kalıntılar, antik dönemde Olba Krallığı’nın merkezi olarak biliniyor. Olba Antik Kenti de dönemin en önemli ticaret kentlerinden biridir. Kentte günümüze kadar ulaşmış kral mezarları, su kemeri, nekropol, çeşme binası, lahitler, evlerin kalıntıları, tiyatro yer almaktadır.

Limonlu Çayı

Erdemli sınırları içerisinde yer alan Limonlu Çayı Mersin’deki doğal güzelliklerden biridir. Aksıfat ve Eldilek derelerinin birleşmesiyle oluşmaktadır. Limonlu Çayının suları Akdeniz’e dökülmektedir. Çayın etrafında tesisler ve mesire alanı bulunmaktadır. Çay suyunun sesinde ve ferahlığında huzur bulabilirsiniz.

Plajlar

Mersin’in sakin ve huzurlu plajlarında, keyfini kalabalıktan ve gürültüden uzakta deniz ve güneşin keyfini çıkartabilirsiniz. Akdeniz’in muhteşem sularında yüzmek için ideal plajlar yer almaktadır. Bu plajlardan bazıları Kapızlı Halk Plajı, Aydıncık Plajı, Taşucu Plajı, Susanoğlu Plajı, Soli Turistik Tesisleri, Kızkalesi Halk Plajı en güzel plajlar arasında yer almaktadır. Halk plajı kullanmak istemeyenler için Mersin Otelleri’nin kendine ait özel plajları bulunmaktadır.

Akçakıl Koyu

Silifke sınırları içerisindeki Taşucu’nda yer alan Akçakıl Koyu Mersin’in en güzel koylarından biridir. İlçe merkezine 12 km mesafede yer almaktadır. Bu muhteşem koy, çam ağaçları ile çevrili sakin ve huzurlu bir kıyı atmosferine sahiptir. Koyun sahili ince çakıl taşlarından oluşmaktadır. Koyun suları serin ve giderek derinleşen bir özelliğe sahiptir. Akçakıl Koyu kalabalık beach club gibi gürültü ve karmaşadan uzak bir tatil için oldukça ideal bir yerdir.

Mersin’de gezilip görülecek daha birçok yer bulunmaktadır. ve Aydıncık İlçesi’nde bulunan farklı yapısı ile ilgi çeken Anıt Mezar, Kırıkkaşık Bedesteni, St. Paul Kuyusu ve Kilisesi bölgede yer alan onlarca tarihi eserden sadece birkaçıdır.

Mersin deyince yemek olarak ilk akla tantuni gelmektedir. Mersin’e gelmişken tantuni yemeden, üzerine ceviz ve özel bir krema ile hazırlanan kerebiç tatlısını tatmadan, sevdikleriniz için hediyelik cezerye tatlısı almadan dönmeyin.