Uzun Süre Televizyon İzlemenin Çocuklar Üzerindeki Olumsuz Etkileri

Günlerinin büyük bir kısmında, televizyon izleyen çocuklarda birçok olumsuz etki gözlemlenmektedir. Bu olumsuzluklardan bir tanesi de gelişim geriliğidir.

Anne ve babalar, gün boyunca oldukça yorulmaktadır. Yorulan ebeveynlerin, çocuklarını biraz olsun sakinleştirmek için çözümleri genellikle onlara televizyon açmak olmaktadır. Bu sayede kendilerine dinlenme olanağı yakaladığını düşünen anne ve babalar, fark etmeden çocuklarını olumsuz etkilemiş olmaktadırlar.

Uzun Süre Televizyon İzlemenin Çocuklar Üzerindeki Olumsuz Etkileri Nelerdir

Uzmanlar, özellikle 0-3 yaş döneminde küçük çocukların, uzun süreler boyunca televizyon karşısında vakit geçirmelerinin, onlarda gelişim geriliğine neden olduğunu vurguluyor. Televizyon izlerken pasif kalan çocuklar, yaşlarında göstermeleri gerekli olan birçok davranışı gösteremez duruma geliyorlar.

Televizyon izlemenin pasif bir etkinlik olduğu düşünüldüğünde, bu durum daha net algılanabilmektedir.  Hareketsizlik, küçük çocukların keşfetmesine ve öğrenmesine imkân tanınmamasına neden olmaktadır. Televizyon karşısında donuk kalan çocuklar, aynı zamanda beden etkinliği de yapamamaktadırlar.

Günün çoğunluğunu çizgi film seyrederek geçiren çocuklar, oluşturdukları hayal dünyasında yaşamaktadırlar. Bu hayal dünyasından sıyrılamayan çocuklar zamanla, etraflarında olan bitenle ilgilenmemeye başlarlar. Anne ve babasıyla göz kontağı dahi kuramayan çocuklar, onların verdikleri komutlarla da ilgilenmezler. Bir süre sonra, kendi etrafında dönerek, sallanarak veya değişik sesler çıkararak davranışlar sergileyen çocuklar panik yaşanmasına neden olur. Bu durum, otizmle karıştırılarak, çocuğun hasta olduğu kanısına varılır. Hâlbuki çocukta çok fazla televizyon izlenmesinden ötürü, gelişim geriliği bulunmaktadır.

Alınabilecek Önlemler Nelerdir

Tüm bu sebeplerden ötürü, özellikle 0-3 yaş dönemini televizyon seyrederek geçiren çocukların uzman yardımı alması gerekmektedir. Anne ve babaların bu konuda bilinçlenmeleri ve çocuklarının televizyon izleme saatlerini kısıtlamaları çok önemlidir. Çocukları bakıcı tarafından büyütülen anne babalarda da bu durum sıklıkla izlenebilmektedir. Kendisine dinlenme süresi kazandırabilmek adına, bakıcılar çocuğu televizyon karşısında bırakırlar. Bunun önüne geçilebilmesi için, bakıcıların ikaz edilmesi ve konuya disiplin getirilmesi önemlidir.

Çocuğun televizyon gibi teknolojik ürünlerden uzakta, sokak etkinliklerine katılması sağlanarak, doğada keşfetmesine ve öğrenmesine imkân sunulmalıdır. Sokakta, insanlarla sosyalleşen, oyun oynayan çocuklar sağlıklı gelişim gösterebilmektedirler.

 

 

Oyun Oynamanın Çocuk Psikolojisi Üzerindeki Etkisi

Uzmanlar, çocukların sağlıklı ruh yapılarına sahip olabilmeleri için, oyun oynamalarının büyük önem taşıdığını belirtmektedirler. Bu konuda, anne ve babaların, çocuklarının oyun oynayabilmeleri için, onlara gerekli tüm desteği sağlamaları gerektiği konusunda ikaz ediyorlar.

Yine uzmanlar, oyun oynamanın çocuk psikolojisi üzerindeki etkisi konusunda toplumun bilinçlenebilmesi için, gerek sosyal medyada, gerekse okullarda kampanyalar başlatarak, konunun aileler tarafından gerektiği şekilde algılanabilmesi için, çalışmalar yapıyorlar.

Oyun Oynamak Bir Çocuğun En Doğal Hakkıdır

Günümüzde çocuklarda; içe kapanma, saldırganlık, obezite, sosyalleşmede problemler gibi sorunların giderek yaygınlaşmasının ana sebeplerinden biri olarak, onların oyundan koparılmaları görülmektedir. Bir çocuğun, fiziksel ve ruhsal olarak sağlıklı şekilde gelişimini sürdürebilmesi için günde 1 saat ile 4 saat arasında oyun oynaması gerekmektedir.

Eski zamanlarda, okullarda teneffüs süreleri uzun tutulup, ders sayıları azken, şu anda bu durum tersi şekilde devam etmektedir. Okullarda yaşıtlarıyla rahatça vakit geçirebilen çocuklar, artık buna yeterince imkân bulamamaktadırlar.

Bunun yanı sıra, kentleşmenin büyümesiyle birlikte, çocukların oyun alanları da giderek küçülmüştür. Sokaklarda çocukları bekleyen tehlikelerin artmasıyla, ailelerde güvenlik sebebiyle çocuklarını evlere hapsetmeye başlamışlardır. Bu durum, çocukların yaşıtlarıyla özgürce oyun oynama haklarının ellerinden alınmasına neden olmaktadır.

Uzmanlar, başlattıkları kampanyalarla duruma çözüm üretebilmek için, kısa ve uzun vadeli bir takım önlemlerin alınması konusunda, toplumun bilinçlendirilmesini sağlamaya çalışmaktadırlar.

Yapılan planlamalara göre, okullarda oyun saatlerinin belirlenmesi, ders saatlerinin kısaltılarak çocukların oyun oynamalarına vakit kazandırılması ve uzun vadede kentleşmenin içinde çocuklar için yeterli düzeyde uygun oyun alanlarının yapılması bulunmaktadır.

Mutlu bir çocukluk dönemi yaşayan birey, ilerleyen yaşlarında sağlıklı bir psikolojiyle, topluma faydalı olabilir. Kendi hayatında da huzurlu olacak olan kişi, ileride sahip olacağı çocuklarını kendisi gibi bilinçli bir şekilde yetiştirebilir. Kısacası, oyun oynamanın çocuk psikolojisi üzerindeki etkisi ilerleyen yaşlarını çok etkilemektedir ve sağlıklı nesiller yetiştirebilmek için bu olmazsa olmaz kurallardan bir tanesidir.

Fiziksel ve ruhsal gelişimini sağlıklı bir şekilde tamamlayan çocuklar, bizlerin ortak geleceğidir. Bu sebeple, geleceğimize sahip çıkmak, hepimizin ortak vazifesi olarak görülmelidir.