Masonluk

Gözden uzak bir cemiyet olmaktanm çıkıp etkin bir organizasyon olmalarının üzerinden çok zaman geçiştir. Genel itibari ile Haçlı seferlerinin gölgede kalan kısımları ile kurulan Tapınak şövalyeleri ile de bağlarının olduğu ileri sürülmektedir. Masonluk için, bir diğer düzen olan Ülluminati ile de bağlarının olduğu ileri sürülmektedir.

Türkiye’de popülaritesi olan bir konu olduğu gerçeğini “Ekşi Sözlük’te” tartışma konusu olmasından da anlayabiliriz.

Masonluk Tarihi

M.Ö. 966 yılında Kral Hiram, Kral Süleyman ve Hiram Abiff Süleyman’ın Tapınağını inşa etti. Masonların loca-lodge odaları bu tapınağın tasarımına dayanmaktadır ve bu adamlar Masonik ritüelde büyük roller oynamaktadır. 536’da Süleyman Mabedi yıkıldıktan ve İbraniler Babil’e esaret edildikten sonra, Zerubbabel birçok insanıyla Kudüs’e döndü ve İkinci Tapınak’ı kurdu.

M.S. 1119’da Tapınaklarında, Tapınak Şövalyeleri kuruldu, sonra Büyük Usta Molay 1314’teki kazıkta yakıldı. Masonluğa muhtemel bir bağlantı sorunu gündeme geldi. 1640’da Sir Robert Moray bir İskoç Mason yapıldı, daha sonra İngiliz kralıyla önemli bir etkiye sahip oldu. 1645 yılında Invisible College, Londra ve Oxford’da kuruldu. Sir Robert Moray ve Christopher Wren’in yardımıyla bu, 1660 yılında son derece etkili Royal Society oldu. 1646’da Elias Ashmole bir İngiliz masonu yapıldı ve Oxford Üniversitesindeki ünlü Ashmolean Müzesi’ni kurmaya devam etti. 1717’de Masonların locaları gizlilikten doğdu ve daha sonra İngiltere’nin Grand Grand Lodge’su haline gelen Büyük Londra ve Westminster Köşkü’nü kurdu. 1723’te James Anderson, İngiltere’nin Büyük Köşkü’nün yönetimi altında “Özgür Masonların Varlıkları” nı yayınladı. 1725 yılında İrlanda Grand Lodge, İngiliz Grand Lodge formasyonunun açığa çıkardığı bir kamu yemeğinde kuruldu.

1734’de Benjamin Franklin, Büyük Eyaleti Pennsylvania Büyük Grand Ustası olarak yapıldı ve daha sonra oradaki büyükelçi iken Fransa’daki bir köşkün ustasıydı. 1736’da İskoçya’nın Grand Lodge’su , William Clair ile ilk büyük ustası olarak kuruldu ve St. Clair ailesinin, kamuoyunda ortaya çıkmasından önce Masonluğa nüfuz edip etmediği konusunda sorular sordu. 1737’de Chevalier Ramsay’ın Oration’ı, Masonlar ve Haçlı Seferleri’nin şövalyeleri arasındaki bağlantılara işaret etti. Çalışmaları, Masonluk’un York Rite ve Scottish Rite’de bulunan yüksek derecelerinin temelini oluşturuyordu. 1738’de James Anderson, genişletilmiş “Özgür ve Kabul Edilmiş Masonların En Eski ve Onurlu Kardeşliğinin Tarihçesi ve Anayasası” nı yayınladı. 1738’de Grande Loge de France kuruldu ve Fransa sonunda birkaç Büyük Köşk’e sahip olacaktı.

1751’de İngiltere’nin Grand Grand Lodge’su İngiltere’nin Premier Grand Lodge’suna rakip olarak kuruldu. Ancak her iki grup da 1813’te İngiltere’nin Grand Lodge’sunu oluşturmak için birleşti. 1776’da Amerikan kolonileri bağımsızlıklarını ilan ettiler ve ABD’deki her yeni eyalette bir Grand Lodge kurmaya devam ettiler.

1800’lerde; Masonluk dünyadaki ülkelere taşındı. New York’taki Morgan meselesi masonları karşısına aldı. York Rite, Amerikan Riti olarak kuruldu. İskoç Rite kuruldu. Shriners kuruldu.

Mason Locası Yapısı

Bir mason locası , genellikle adlandırılan özel tekke veya kurucu tekke, temel kuruluş birimi olan Masonluk . Aynı zamanda, böyle bir birimin buluştuğu bir bina için de bir terim olarak kullanılır.

Her yeni kulübenin bir Grand Lodge tarafından yetkilendirilmesi veya kiralanması gerekmektedir, ancak yalnızca yargı yetkisinin yayınlanmış anayasasının uygulanmasında kendi yönüne tabidir.

Masonluk Neden Gizlidir

Masonluğun yönlendirici metaforu, taş işçiliğinin elzemidir: kendisini, birbirlerinin meşruiyetini tanımak için gizli sözcükler ve semboller kullanacak olan orta çağ taşlarının kardeşlikleri üzerinde şekillendirir ve böylece işlerini dışarıdan korur. Tarihin bazı dönemlerinde, Masonlar zulme uğradılar – örneğin Naziler tarafından – ve hayatta kalmak için yeraltına gitmeleri gerekiyordu. Ancak, Freemason’un (Özgür Masonlar) iş dünyasında ve işyerinde birbirlerine nasıl yardımcı olabileceklerini gizlemek için gizli kaldıklarına dair sürekli şüpheler var.

Masonluğa Üyelik

Çoğu gelenekte, başvuru için başvuran yetişkin bir erkek olmak zorundadır ve tüm başvuranlar aynı zamanda bir Yüce Varlığın varlığına ve ruhun ölümsüzlüğüne inanmalıdır. Uygulamada, bazı localar suçlanıyorlar önyargı karşı Yahudiler, Katolikler ve sigarasızlar. Genel olarak Latin ülkelerindeki masonluk dini dogmayı sorgulayan ya da din adamlarına karşı çıkanları ( anti-sihirbazlığa bakınız) çekerken , Anglo-Sakson ülkelerinde üyelik büyük ölçüde beyaz Protestanlar arasından çekilir . 19. yüzyılda kurulan ve Co-Freemasonry veya Le Droit Humain olarak bilinen modern Fransız geleneği hem kadınları hem de erkekleri kabul ediyor.

Mason Dereceleri

Çoğu ülkede, birçok locada, Masonlar üç ana dereceye ayrılırlar: çırak, zanaatkar ve usta mason. Birçok locada, üç ana bölümün üst üste binmiş olduğu, bazen bin kadarı gibi çok sayıda derece vardır; Bu organizasyonel özellikler ülkeden ülkeye tek tip değildir.

Özellikle Amerika Birleşik Devletleri’nde yaygındır. Onların hayır işleri için bilinenler arasında Mistik Tapınağın Soylularının Eski Arapça Düzeni (“Shriners”). İngiltere’de ve diğer bazı ülkelerde kadınlar ile sınırlı ayrı localar vardır. Ayrıca usta masonların kadın akrabaları, hem kadınlara hem de erkeklere açık olan Doğu Yıldızı Emri’ne katılabilir; Çocuklar DeMolay ya da Yapıcılar sırasına göre düzenlenebilir; ve kızlar İş Emri Kız Çocuklarına veya Gökkuşağı Emri’ne katılabilirler. İngiliz masonların, eğlence amaçlı örgütler veya yarı-Masonik topluluklar ile askıya alma acısı ile bağlantılı olmaları yasaktır.

Masonluk belgelendirme işleri farklı bir şekilde işlemekle birlikte sahte Masonlık Belgesi’i kullanan ve kötü sonuçlar doğuran hareketlerde olmuştur.

Masonluk Nedir

Masonluk, dünya çapında en büyük gizli toplum olan Özgür ve Kabul Edilen Masonların gizli kardeşlik (sadece erkek) düzeninin öğretileri ve uygulamaları. Britanya İmparatorluğu’nun ilerlemesiyle yayılan Freemasonry (Özgür Masonlar), Britanya Adaları’nda ve imparatorluğun içinde bulunan diğer ülkelerde en popüler olanıdır.

Masonluk Neye İnanır

Hayır, laik bir harekettir, ancak yeni üyelerin, genellikle Evrenin Büyük veya Büyük Mimarı olarak adlandırılan Tanrı benzeri üstün bir varlığa olan inancını kabul etmesi beklenir. Tek bir tanrıya inanan herkes kabul edilebilir. Lahore’daki masonik bir locanın üyesi olan Rudyard Kipling, Müslüman, Hindu, Sih ve Yahudi olan masonlarıyla ilgili bir dizi şiir yazdı. Teoride, din ve siyasetle ilgili tüm tartışmalar zâviye içinde yasaklanmıştır.

İslam ve Masonluk – Siyonizm

Birçok İslam karşıtı mason argümanlar yakından hem bağlı, antisemitizm ve Anti-Siyonizm diğer eleştiriler için Masonluk bağlama gibi yapılmış olsa, Al-deccal (yanlış Mesih). Bazı Müslüman karşıtı Masonlar Masonluk çıkarlarını teşvik ettiğini iddia Yahudiler dünyanın dört ve amaçlarından biri yok etmek olduğunu El Aksa Camii’ni yeniden inşa etmek amacıyla Süleyman’ın Tapınağı içinde Kudüs Antlaşma’nın 28. maddesinde Hamas , Masonluğun, Rotary’nin olduğunu belirtiyor.

Türkiye’de Masonluk

Çoğunluk Müslüman nüfusu olan birçok ülke, masonik yerleşimlere sınırlarında izin vermemektedir. Ancak, Türkiye ve Fas gibi ülkeler Büyük Ormanları kurmuşlardır.

Pakistan’da 1972’de, Pakistan Başbakanı Zülfikar Ali Butto , Masonluğa yasak koydu. Köşk binaları hükümet tarafından el konuldu.

Büyük Cyrus Pers İmparatoru

II. Cyrus (Krezüs / Croesus, Pers dilinde Kuraş’da denmektedir. Yunanlılar ise Yaşlı Cyrus olarak adlandırır.) İran coğrafyasında; Med Devleti’ne son vererek, Pers devletinin kuran kişidir. Büyük Cyrus Hanedanlığının adı da Achaemenidler’dir.

Bu devlet hakkındaki bilgilerimiz bizi İran kültürü hakkında daha da aydınlatmaktadır. Keyifle okumanız dileğiyle…

Pers Kralı Büyük Cyrus’un Hayatı

Büyük Cyrus, muhtemelen M.Ö. 600–599 yılları arasında Medya Kralı Astyages kızı Anshan tarafından dünyaya getirilmiştir.

Tarihçi Strabon, Büyük Cyrus ‘un aslen üvey ebeveynleri olan Agradates tarafından büyütüldüğüne değinir.

Babasının ölümünden sonra, Büyük Cyrus Astyages’in vassalı olan Pasargadae’de MÖ 579’da İran tahtını devralmıştır. Ancak, Büyük Cyrus henüz bağımsız bir hükümdar değildi. Ancak veliahtları ile Ahameniş hanedanlığı Pers İmparatorluğu’nun (Ahameniş İmparatorluğu da denir) kurucuları oldu.

Komşuları arasında batıda sınır Lidya doğuda da Partlar bulunmaktaydı.

Büyük Cyrus Askeri Faaliyetler

MÖ 547/546 Lidya’nın Alınışı

Lidya’nın alınışının kesin tarihleri ​​bilinmemektedir. Ancak amacın Akdeniz ve Ege’deki ticari yolların kontrolünü sağlamak olduğu kesindir. Ancak buna engel olabilecek olan tek gerçek güç Lydia Krallığı idi.

Cyrus, önce Pteria şehrini kuşattı ve ele geçirdi sakinlerini köleleştirdi.

Bu arada Cyrus, Ionia’lıları, Lidya krallığına karşı ayaklanması yönünde telkin etmiştir. Ancak bu istek reddedildi. böylece Cyrus, ordusuyla Lidya’nın üstüne yürüdü. Pteria Savaşı her iki taraf yengiyi yaşayamadı.

MÖ 547’de Lidyalılar, Achaemenid İmparatorluğu’na saldırdı.

MÖ 546’nın kışında Cyrus Lydia başkenti Sardes’te Kral Croesus’u (Kroisos’u) kuşattı. İki kral arasındaki son savaş gerçekleşir. Lidya süvarisi bir nedenle yararsız kalmış ve Cyrus 546 yılında Lidya krallığını ele geçirmiştir.

Büyük Cyrus Tarafından Babil’in Alınışı MÖ. 539

M.Ö. 539 yılının Eylül ayının sonuna doğru, Cyrus’un orduları Gubaru, Gutium komutasında, Dicle nehri üzerindeki OPİS’e saldırdı ve Babil güçlerini yendi.

10 Ekim’de, Sippar kenti, halktan çok az dirençle karşılaşılarak ele geçirildi.

İki gün sonra, 12 Ekim’de, Gubaru’nun birlikleri, Babil ordularından herhangi bir direniş olmadan yeniden başkent Babylon’a girdi. 29 Ekim’de Cyrus, Babil şehrine girdi. Daha sonra “Babil Kralı, Sümer Kralı ve Akkad, dünyanın dört tarafının kralı” unvanlarını aldı.

Dini motiflerle Cyrus

İncil’de (örneğin, Ezra 1: 1–4), Cyrus, Yahudi esirleri serbest bırakmakla ünlüdür. Büyük Cyrus onların vatanlarına dönmelerine izin vermiştir.

Bazı çağdaş İslam alimleri; Kur’an-ı Kerim’de geçen bir ada atıfta bulunmuş. Büyük Cyrus’un mitolojik bir temsili olarak; Dhul-Qarnayn , ( Arapça : ذو القرنين ‘ḏū al-qarnayn) ya da Zülkarnayn, “iki boynuzdan” gelme gibi bir manaya geldiğini öne sürmüştür.

Yine bazı çağdaş İslam alimleri; Allah ve insan arasında bir duvar inşa edecekleri ileri sürülen bir fikride Yagog ve Magog (Yecüc-Mecüc) ile anlatmışlardır. Bu teori Sünni bilim adamlarından; Mevdudi veAbul Kalam Azad ve Şii alimlerinden; Allameh Tabatabaei, Tafsir el-Mizan ve Makarem Shirazi tarafından onaylanmıştır.

Cyrus Silindir

Babil alındıktan sonra, Cyrus bugün “Cyrus Silindir” olarak bilinen kil sütun üzerine yazılmış bir bildiri yayınladı. Zaferleri ve merhametli eylemlerini anlatıyor ve kraliyet soyunu belgeliyordu. Bu sütun, 1879’da Babil’de keşfedildi ve bugün British Museum’da tutulmaktadır.

Büyük Cyrus’un Ölümü

Cyrus’un ölümünün detayları değişiklik göstermektedir. Massagetaelar ile savaşırken veya onlarla ortak bir harekatta iken 529 yılı civarı öldüğü düşünülmektedir.

Herodotus, Cyrus’un göçebe olan Massagetae’lerle savaştığını iddia ediyor. Son zamanlarda da Massagetae Kraliçesi Tomyris’in oğlunun ölümünün intikamını almak için Cyrus’un kafasını kestiği iddia edilmektedir.

Büyük Cyrus Mezarı

Cyrus Mezarı Pasargadae’de yer almış olabilir. Yıllar sonra Büyük İskender’in Pers istilası ve III. Darius’un Ekim 331’de Gaugamela savaşı yenilgisinden sonra meydana gelen kargaşada Persepolis yağması sırasında Büyük Cyrus’un mezarı yıkıldı ve yağmalandı.

imparator Ashoka

imparator Ashoka ve Mauryan/Mauri İmparatorluğu

Tarih severlerin iyi bildiği büyük bir İmparator Olan  imparator Ashoka (Aşoka) dünya tarihindeki yerini daha ayrıntılı bir anlatılmalıdır.

Hepimizin Hindistan dendiğinde aklına gelen bazı kendine has özellikleri vardır: Budha (Bodisatva Siddharta Gautama), Ganj Nehri, Ashoka (unvanları arasında Büyük Asoka-Pişman Olan İmparator bulunmaktadır.), dokunulmaz İnekler ve uzun yıllar sadece burada yetiştirilen Safran gibi.

Tarihe adını yazdıran krallardan biri olan Ashoka hakkındaki yazı bu yazıyı Keyifle okumanız dileğiyle…

Ashoka Öncesi Tarihi Gelişmeler ve Çandragupta

MÖ. 300’ler de Kuzey Hindistan; irili ufaklı devletlere bölünmüştür. İşte bunlardan biri de Magadha’dır (Şimdi Bihar olan yerde).

Bu devlet M.Ö. 321’de diğer devletleri kendi topraklarına katarak genişlemiştir. İndus Nehri’nin doğusunda bu genişleme yaşanırken nehrin batısında ise hakimiyet MÖ. 322 yılında ölmüş olan Büyük İskender’in (Great Alexander) kurduğu İmparatorluğun elindedir.

Magadha kralının sarayında çalışan Çandragupta, Saray ile anlaşamayınca Pencap’a kaçar ve orada Makedonyalılara karşı başarılı bir ayaklanma gerçekleştirir. Böylece güçlenen Çandragupta M.Ö. 320/321 yılında Magadha’yı alarak yönetimdeki hanedanı devirir. Böylece yeni hanedan kurulmuş olur.

Çandragupta’nın aile adı Morya olduğundan imparatorlukta bu adı alır.

Çandragupta başarılı bir fetih hareketi gerçekleştirerek Hindistan’ın kuzeyine (belki de güneyin bir bölümü bunun dışındadır.) hakim olur.

İmparator Ashoka/Asoka (M.Ö. 304/273-232)

Çandragupta’nın da torunu, Maurya hanedanlığının üçüncü hükümdarı Büyük Ashoka/Asoka, M.Ö. 304’te doğdu.

İmparatorluğu sırasında bütün Hindistan’ı ve Afganistan’ı ele geçirmiştir. Büyük Ashoka’nın bu tarihlerde yaklaşık olarak otuz milyon insana hükmettiği düşünülmektedir.

Büyük Ashoka, imparatorluğun ilk zamanlarında devletini genişletmek için acımasız bir askeri güç kullanmıştır. Örneğin; MÖ. 261’de Kalinga’nın alınışında yaklaşık üç yüz bin sivilin öldürüldüğü sanılmaktadır. Büyük Ashoka, böylece (Güney Hindistan hariç) Hindistan’a tam hâkimiyet kurmuştur.

Aynı şekilde toplumsal alanda da kendini göstermek için her tür işkencenin yapıldığı bir Hapishane kurdurmuştur.

Ancak söylenceye göre Büyük Ashoka, Kalinga savaşında yaşanan vahşeti bizzat görünce kendini savaştan çekerek Budizm’e iman etmiş ve onun yayılmasına ön ayak olmuştur.

Sonuçta; Maurya İmparatorluğu uzun süre ayakta kalamadı. Büyük Ashoka’nın ölümünden hemen sonra dağıldı.

Hindistan’da Değişen Toplumsal Hayat

Bu dönemde, Tarım ve İş aletleri yapımında artık demir kullanılmaya başlanmıştır. Bu değişim Büyük Ashoka’nın ordusunun silahlanmasına da etki etmiş ve böylece Hindistan’ı kolayca ele geçirmiştir.

Hindistan’da Budizm’in Yayılması

Büyük Asoka Budizm’i kabul ettikten sonra doğal olarak Budizm, Morya İmparatorluğu’nun da resmi inancı olmuş oldu. Ayrıca dinsel örgütlenmeyi sağlamlaştırmış ve böylece Budizm tüm Hindistan’a Büyük Ashoka döneminde yayılmıştır. Fakat ölümü ile de Hindistan’daki Budizm zayıflamıştır.

Hindistan’da Artan Ticaret Hacmi

Büyük Ashoka’nın Hindistan’a hakim olması ile İç ticaret doğal olarak gelişmiştir.

Dış ticarette dedeniz yoluyla Mısır, Mezopotamya, Seylan’a kadar yayılmış.

Ayrıca Hindistan, kara yoluyla da İran, Çin ve Orta Asya ülkelerine ticaret yapabilmiştir.

Böylece Hindistan ticareti, dünya ticaret sisteminde yükselen bir konuma sahip olmuştur.

Hindistan’da Yükselen Kültür

İmparatorun konakladığı Magadha’nın başkenti olan Pataliputra’nın zenginliği Grek yazarların eserlerinde de geçmektedir.

Büyük Ashoka’nın, Magadha’da yaptırdığı imar çalışmalarına ek olarak bir de günümüze kadar gelen bir sütun diktirir. Günümüzde “Ashoka sütunu” şeklinde anılmaktadır.

Ayrıca “Büyük Ashoka” hakkında 2001 yılında yapılmış bir film mevcuttur.

Firavun III. Thutmose (Tuthmosis-Menheperre)

Mısır; herkeste belirli çağrışımlara ( Firavunlar, Piramitler, Mumyalar, Çöller, Develer) yol açar. Ayrıca ilginç bir ortaklıkta söz konusu; yazıya konu olan Firavun III. Thutmose döneminin otuzuncu yılında, Hieropolis şehrine dikilen bir dikilitaşa (Obelisk; genellikle granitten yapılırlar.

Yapı itibari ile yukarı doğru incelerek tepede bir piramit şeklini alır. Genellikle önemli bir olaya binaen tapınak veya mezar yapılarının kapısına çift olarak dikilirler.) İstanbul; Sultanahmet’te rastlamaktayız. Keyifle okumanız dileğiyle…

III. Thutmose Saltanatı

III. Thutmose, Eski Mısır’ın On sekizinci hanedanının altıncı firavunudur.

III. Thutmose, Mısır İmparatorluğu’nun bir prensi olarak doğdu. Babası II. Thutmose, Mısır firavunu idi. Annesi Iset, firavunun ikinci bir eşiydi.

Thutmose’un saltanatının ilk 22 yılında, üvey annesinin Hatshepsut’un elindedir.

III. Thutmose neredeyse 54 yıl boyunca hüküm sürmüş ve hükümdarlığı genellikle 24 Nisan 1479-11 Mart 1425’e kadar tarihlendirilmiştir.

Babasının tek oğlu olduğu için, II. Thutmose öldüğünde tahtını aldı, ancak o babasının Kraliçesi’nin oğlu değildi.

Durumunu güçlendirmek için, II. Thutmose ve Hatshepsut’un (Maatkare) (1479-1458) bir kızı ile evlenmiş olabilir. Bunların; Neferure ve II. Merytre-Hatshepsut olduğu öne sürülmüştür, ancak bu kesin değildir, diğer bir şüpheli konuda Merytre-Hatshepsut’un, Hatshepsut’un kızı olduğu konusudur.

Kraliçe Hatshepsut’un Hakimiyeti Dönemi

Hatşepsut döneminde Mısır pasif bir dış politika izler. Bu sırada Hititler iç savaşlarla uğraşırken, Ari elitlerinin yönettiği Mitanni krallığı güçlenmiştir. Ve Mısır’ın Suriye’deki varlığını tehdit eder hale gelmiştir.

Hatşepsut bu durumla ilgilenmek yerine Somali kıyısındaki Punt’a artık düzenli olarak ticari amaçla yapılan seferlerden birini daha gerçekleştirir.

Hatshepsut güçlü bir firavun ve iyi bir liderdi. Mısır yönetimi altında gelişti. Bu arada, III. Thutmose büyüdükçe orduda bir liderlik rolü üstlendi. Ordudayken, savaş ve iyi bir komutan olmanın nasıl olduğunu öğrendi.

Hatşepsut’un ölümünden bir süre sonra Mısır’da ona ait eserler yok edilmeye başlanır. Onu resmeden eserlerde erkek görüntüsünde biri olarak görülmektedir.

III. Thutmose’un Askeri Faaliyetleri

22 yıl sonra, Hatshepsut öldü ve Thutmose firavunun rolünü ve gücünü ele geçirdi.

Tarihçiler tarafından bazen Mısır’ın en büyük fatihi ya da “ Mısır Napolyon’u ” olarak adlandırılan aktif bir genişlemeci hükümdardı.

Mitanni Krallığı, Levant’a hakimiyet konusunda, Mısır’a karşı mücadele etmiştir. Bu nedenle Firavun buraya sefer kararı almıştır. MÖ. 1468’de sefere çıkılır. Seferi yapan III. Thutmose’un bir diğer özelliği de Firavunlar içinde Fırat nehrini geçen ilk Firavun olmasıdır.

III. Tuthmosis bu bölgede bir üstler zinciri kurarak bölgeye ulaşımını kolaylaştırmaya çalışmıştır. Toplam 16 sefer düzenlenir. Bu seferlerin sekizincisinde, Mö.1457’de, gerçekleşen Megiddo savaşı ile Mitanni Krallığının devlet merkezi olan Kadeş kuşatılır. Zor da olsa ele geçirilen şehir yerle bir edilir.

III. Thutmose’un Ölüm

III. Thutmose MÖ 1425 yıllarında öldü. Krallar Vadisi’ndeki ayrıntılı bir mezarın içine gömüldü.