TCA – TRİKLOROASETİK ASİT

Cildi canlandırmak için kullanılan kimyasal peeling, ciltte oluşan hasarlardan soyulmasıyla kurtarma işlemidir. Böylelikle cilt daha parlak, temiz ve genç görünümü kazanmış olur. Hayata yeniden tutunan cilt, adeta yeniden doğuşunu da gerçekleştirmiş olur.

Kimyasal peeling işlemi sırasında birden fazla değişken maddeler kullanılıyor. Bu kullanılmakta olan maddeye göre ise derin, orta ve yüzeysel peeling uygulanabilmektedir. Trikloroasetik asit (TCA) orta derinlikle bir peeling uygulaması yapıyor.

Trikloroasetik asit yaygın şekilde kullanım gören peeling maddelerinden bir tanesidir. Uygulanmaktaki konsantrasyon durumuna göre TCA ile epidermiste nekroz oluştururken, sonrasında epidermis ve papiller dermal matrixte birlikte yenilenme meydana gelir. TCA, kırışıklıklar, foto yaşlanma, aktinik keratoz, lentigo ve melazma simpleks, akne skarlarında yer almaktadır.

Trikloroasetik asit genel olarak kırışıklık pigmentlerinde ve cilt lekelerinin giderilmesi sırasında kullanılmaktadır. Ayrıca asit sadece yüz olmamakla birlikte vücuttaki diğer tüm güneşe karşı maruz kalacak bölgelere de faydası vardır. Göz çevresi ve ağız gibi dar alanlar kısmında işlem gerçekleştirilmesi durumunda içeriğinde asit bulunan ürünler tercih edilmektedir.

Uygulanmaktaki trikloroasetik asit miktari %15 ile % 70 arasında yoğunluğu değişmektedir. Ancak genel olarak orta derinlikteki peeling yapımında kullanılır. Cilt yüzünde meydana gelen lekeler, kırışıklıklar ve akne problemleri gibi durumlar TCA ile tedavi edilerek giderilir.

TCA PEELİNG ETKİSİ

Geçen zaman içerisinde ciltteki elastin ve kollajen liflerinde bozulma meydana gelir. Bunun sonucunda ise kırışıklıklar ve ince çizgiler cilt yüzeyinde belirmeye başlar. Kimyasal peeling ile soyulma işlemi sonrasında cilt yenilenmiş olur. Yeni dokular oluşurken, ciltteki hasarlı kısım ayrılır. Daha sağlıklı, dokusu ve rengi bakımından güzel görünüme sahip cilt oraya çıkar.

TCA PEELİNG UYGULAMA YÖNTEMİ

İlk olarak bilinmesi gereken en önemli detay, TCA peeling uygulanacak olan cildin temiz olmasıdır. Daha öncesinde cilt üzerinde tonik, krem ve yağ gibi ürünler uygulanmamış olması gereklidir. Yüz kısmında yapılacak uygulamada, göz ve gözün çevresi kesin olarak uygulama dışında tutulmalıdır. Uygulanacak alanlar içerisindeki peeling oranı ise %15 ile % 70 arasında değişken değerlendirilir. Bir parça pamuktan yardım alınarak uygulanacak bölgeye hızlı bir şekilde sürülür. İlk gerçekleştirilen uygulama süresi 1 dakika, soyulma işlemi gerçekleşmediği taktirde ise 1 ay sonra 2 dakika bekletilmesinin ardından su ile yıkanır. Uygulama sonrasındaki yıkanmış olan cilde, B5 vitamin ve E vitamini gibi vitaminlerin sürülme işlemi yapılır. Burada dikkat edilmesi gerekli olan diğer bir husus ise, ciltte ufak bir alan içerisinde deneme yapılarak asitin daha sonrasında kullanımı yapılır. Hiçbir şekilde unutulmaması gerekli olan en büyük olay ise, asitlerin bir uzmanlar tarafından kullanılıyor oluşudur. Eğer ki kendiniz bir kullanım yapmak istiyorsanız, en düşük oranlarda ufak denemeler yapabilirsiniz. Böylelikle sizlerde cildinizin uygulama için vereceği tepki seviyesini ölçmüş olursunuz.

VÜCUTTA CİLT LEKELERİ

İnsan vücudunun en geniş organı, deri, saç, tırnak ve sinir reseptörlerini içeren dışsal örtü/deri sistemdir. Cilt yaklaşık, 2,7 kilogram ağırlığındadır ve klinik verilere göre: kendisi, 27 günde bir yenileniyor. Yetişkinlerde, cilt 1.7 metrekare bir alanı kaplayabiliyor.

DIŞSAL ÖRTÜ/DERİ SİSTEMİ NASIL ÇALIŞIR.

Bu sistem,  dünya sağlık örgütü verilerine göre, su geçirmezlik, vücudu dışsal fiziksel ve enfeksiyondan korumak prensibiyle çalışır. Çoğu cilt, keratin, lifli bir protein, nedeniyle suya dayanıklıdır ve aynı zamanda su, diğer proteinler, lipitler ve farklı mineraller ve kimyasallardan oluşur.

Cilt atıkları atar, sıcaklığı düzenler ve ter seviyesini kontrol ederek dehidrasyonu önler. Ayrıca, ağrı, darbe ve basıncı algılayan duyusal reseptörleri barındırır.Cilt, aynı zamanda vücudun bakterilere, virüslere ve diğer mikroplara karşı ilk savunma alanı, tabir uygunsa, vücudun koruma kalkanıdır. Cilt,tüy ve saçlar zararlı ultraviyole ışıklarına karşı koruma sağlar ve Dermatologlara göre: deride melanin salgılanarak güneş yanığına karşı koruma geliştirir. İnsan derisinin rengi melanin, karoten ve hemoglobin etkileşimi ile belirlenir. Su, yağ, glikoz ve vitamin D’nin depolanması da dışsal sistemin bir fonksiyonudur.

ÜÇ TABAKALI DOKU

Dermatolojik çalışmalara göre, İnsan derisi üç doku katmanından oluşur. Bunlar: epidermis, dermis vehipodermis/ deri altıdır.

Epidermis derinin üst tabakasıdır ve kan damarları içermez. Araştırmalara göre, sadece bir milimetrenin onda biri kadarını oluştururken, epidermis, skuamoz hücreler veya keratinositler olarak adlandırılan 40 ila 50 sıra yığılmış hücreden oluşur.Keratinositler, lifli, su geçirmez bir protein olan keratin üretirler. Vücudun derisinin çoğunluğu,ağız içi cilt haricinde,keratinize, su geçirmez. Keratin saç ve tırnakların da önemli bir bileşenidir.Epidermis ayrıca melanin üreten melanositlerden, cilt rengini veren koyu renkli pigmentten oluşur; Epidermis, sadece en derin tabakası altındaki tabakadan besin alır. Bu tabakadan uzaklaşılan hücreler sonunda ölürler. Cildin yüzeyine ulaştıklarında gözenekleri dökülür. Cild, her gün milyonlarca ölü keratinositdöker.

Dermis, derinin orta tabakası aslında iki katmana sahiptir. Papillertabaka ,gevşek bağ dokusundan oluşurken, retiküler katman, derinin derin tabakasıdır ve yoğun bağ dokusundan oluşur. Bu katmanlar elastikiyet ve gerginlik sağlarken, buruşukluk ve sarkmayla mücadele ederler. Dermal tabaka, kan damarlarının ve sinirlerin uçları için bir alan sağlar. Kıl yapıları cildin bu katmanındadır.

Bağışıklık sisteminin beyaz kan hücrelerini içeren, berrak sıvıları besleyen, lenf damarları, enfeksiyonlar ve diğer yabancı cisimlere karşı korunmaya yardımcı olmak için, bu katın içine yerleştirilmiştir. Dermis, kılfoliküllerine tutunan, ter bezleri ve yağ bezlerinin de ev sahipliği yapar.

Hipodermis: Deri altı dokusu olarak da adlandırılan hipodermis, cildin en derin tabakasıdır. vücudun izole edilmesine ve iç organların korunmasını sağlamasına yardımcı olduğu bilinir.Hipodermis, fazla enerjiyi yağ olarak depolayan,adipoz doku denilen bağ dokusundan oluşur. Kan damarları, lenf damarları, sinirler ve kıl folikülleri de bu cilt katmanından geçer.

DERİ ORGANLARI HASTALIKLARI/VÜCUTTA CİLT LEKELERİ

Dermatologlar cilt, tüy ve tırnak hastalıkları, bozuklukları ve yaralanmalarının tedavisinde uzmanlaşmıştır. Akne ve siğiller gibi sık görülen sorunları, egzama ve sedef hastalığı gibi kronik cilt rahatsızlıklarını ve cilt kanseri gibi daha ciddi hastalıkları tedavi ederler. Bununla beraber, birçok dermatolog, kozmetik cerrahi, lazerli tıp veya immüno-dermatoloji gibi uzmanlık gerektiren alanlarda kendilerini geliştirirler.

Siğiller: Viralenfeksiyon nedeniyle oluşurlar. Genellikle ellerde ve ayaklarda sıklıkla görülürler. Bazen minik siyah cilt lekeleri, bir siğilin içinde müşahede edilebilmektedir. Bunlar, papillomaviralenfeksiyonuylasık görülen, kan damarları tıkanmış cilt lekeleridir. Siğiller için en iyi tedavi: siğilin hafif tahrişine neden olmaktır – genellikle donma tekniği, sıvı tahrişi ve lazerlerle bu işlem yapılabilmektedir. Dolayısıyla bağışıklık sistemi viralenfeksiyonu tanıyabilir ve ondan kurtulabilir.

Egzama: Dermatit olarak da bilinen egzema, kırmızı, kaşıntılı, pul puldökülen, deri gibi görünür. Her yerde olabilir. Bazen kendiliğinden olur ve diğer zamanlarda zehirli sarmaşık etkisi gibi, dış etkenlerden kaynaklanır. Dermatit en iyi ,deri üstüne sürülen,antienflamatuvar krem ​​ve merhemlerle tedavi edilir. Hafif vakalar için piyasada kolaylıkla bulunan ilaçlar yeterlidir, ancak daha ağır vakalar için doktor tarafından uygun görülen ilaç reçeteleri gerekebilir.

Akne: Sivilce, yağ bezlerinde oluşan bir bozukluktan kaynaklanır ve dermatologlar tarafından en sık görülen rahatsızlıklar arasındadır. Süreç: Hormonal değişikliklerin kontrolü altındadır, bu nedenle ergenlik çağında çok fazla rastlanılır. Sivilce, yüzde, göğüste, sırtta, kırmızı renkle kendini gösterir. Tedavileri, vitamin A (retinoller), salisilik asit (gözenekleri temizlemek), benzoil peroksitler (bakterileri azaltmak) ve antibiyotik (iltihabı azaltmak için)ürünlerle yapılmaktadır.

Vitiligo,: Deri rengi üreten hücrelerin (melanositler) düzgün çalışmadığı bir durumdur. Bazılarında bağışıklık sistemi saldırıya uğrar.  Bazen hücreler, gizemli bir şekilde ölür veya çalışmayı bırakır.

Sedef hastalığı: Kırmızı, kaşıntılı plakların diz ve dirsekte sıklıkla görüldüğü iltihaplı bir deri hastalığıdır.Dermatologlar,Kafa derisinin de, kırmızı ve kaşıntılı, pullanmış ve iltihaplanabilir olduğunu açıklamışlardır. Tüm insanların yaklaşık yüzde 4’ü bir dereceye kadar sedef hastalığına sahiptir.

Çoğunlukla genetik olduğu tespit edilmiştir. Sedef hastalığı olan bazı hastalarda, ayrıca psoriatikartrit adı verilen artrit gelişebilir. Sedef hastalığı için en iyi tedavi: deriye sürülen ilaçlar, hafif tedaviler olduğu gibi, ciddi vakalarda sistemik reçeteli ilaçlarda kullanılır.

Benler:  Benekler derinin normal parçalarıdır. Ben, düz veya çıkıntılı olabilir ve kırmızı, kahverengi, siyah veya ten renginde görünebilirler. Bir ben, boyut, renk veya şekil olarak değişmeye başlarsa veya kanamışsa ve üç hafta içinde kendiliğinden iyileşmezse – deri kanserine dönüşmediğinden emin olmak için bir doktor tarafından değerlendirilmelidir.

Bunlarla beraber, aşırı güneş ışığında kalmak, yaşlanmaya bağlı cilt lekeleri de vücutta görülen cilt lekeleridir.

 

YANIK İZLERİNE TCA PEELİNG

Çeşitli sebeplerle meydana gelen yanmalar doku tahribatına sebep olur. Bunlara yanık deriz. Yanık hem deriyi, hem bütün vücudu etkileyen, yanık derecesine göre, içinden çıkılamaz görünen derin psikolojik sorunlara sebep olabilir.

Yanık 3 sınıfa yarılır:  Epidermisin yanmasıyla oluşan, su toplamış, hafif yanıklar birinci derce yanıklardır.

Dermiş ve epidermis yanmasıyla oluşan, kabarcıklı yanıklar, ikinci derece yanıklara örnek teşkil ederken, deri dokusun neredeyse kemiğe kadar yanması, üçüncü sınıf yanığa girer.

Yanık derecesi dahil, TCA peeling uygulamasında, yanıklara yapılacak müdahale için en önemli kriterler:

Yanıkların iyileşme sürecinin bitmiş olması. Hâlihazırda yanık halen aktifse, açık yara varsa işlem yapılmamalıdır. Yanık sonrası cildin yenilenmesinde iz hala mevcutsa, TCA peeling uygulaması yapılabilir. Plastik cerrahi gerektirmeyen yanık izleri, cilt kabuğunun soyulması yoluyla düzeltilebilmektedir.

Derinden yüzeysele, 3 çeşit kimyasal peeling yöntemi vardır. Glikolik, salisilik asitle yapılanlar yüzeysel, Fenol ile yapılanlar derin, TCA ile  yapılanlar orta peeling sınıfına girerler.

Derin peelingler, daha ciddi sorunlara müdahale ettiğinden, ağrılı ve yan etki riskleri daha fazladır. Cilt yapısı, ağrı eşiğinin düşük olması, hasar derecesinin fazla olması nedeniyle anestezi kullanılır. Düzelme uzun zaman alabilir ve izlerden tamamen geçmeyebilir.

Tca yani orta dereceli peelinglerin uygulanması, yağ bezi aktivitesi, cilt tipi, cilt hassasiyeti, alınan bitkisel dâhil tüm ilaçların etkisi göz önünde bulundurularak, kontrollü şekilde evde yapılabilir. TCA ile yapılan peelingler, kolajen etkisi yapar. Bu etki, cildi sıkılaştırır ve gerer. İçeriği sayesinde cilt üzerindeki ölü deritabakasını pul pul döker ve yenisinin sağlıklı bir şekilde, süratle çıkmasını sağlar.

Akdeniz iklimi etkileri yaşayan ülkemiz insanlarında güneşe bağlı kırışıklıklar, cilt sorunları diğer soğuk iklim ülkelerinde yaşayan insanlara oranla daha fazla gözlemlenir. TCA peeling, psikolojik sorunlara sebep olan ve kişiyi travmatik derecede rahatsız eden cilt sorunlarını düzeltir. Kolajen yeniler, kurumuş ciltleri canlandırır. Oksijen almayan ciltler TCA peelingle tekrar nefes almaya başlar. Cilt saydamlaşma özelliğini tekrar aktive eder.

Lazerle yapılan yanık izlerine müdahale, yaklaşık 10 seans sürebilmektedir. Verilen 4 haftalık aralıklarla, bu seanslar uzayabilmekte, maddi anlamda ciddi bir külfet olabilmektedir. Aynı zamanda yanık izlerinin tamamen kaybolması,istatistiksel verilere göre kesin değildir. Lazer yanıklarda fazla etkili değildir. Her cilde hitap edemezler. Yanık izlerinde tedavinin can alıcı noktası: deri dokusunun uyarılarak, yeni deri doku üretmesi ve yanık izlerinin soyularak, yerini yeni deriye çıkarmasıdır. Lokal anestezi gerektirmeyen TCA peeling evde uygulanabilir. Doğru, sabırlı ve dikkatli uygulamalarla sonuç görülmeye değer olacaktır.

   TCA PEELİNG UYGULANMAMASI GEREKEN DURUMLAR:

Yanık izi çevresinde hala faaliyet ve açık yara, enfeksiyon varsa, Epilasyon henüz yapıldıysa, yanık üzerinde renk beyazlatıcı kullanıldıysa, çok yakın zamanda operasyon geçirildiyse, radyoterapi uygulandıysa  TCA prosedürü yapılmamalıdır.

Başta sivilce, güneş izleri olmak üzere Tcapeelingin uygulanacağı sorunlar: dövme, ameliyat ve yanık izlerinin çıkarılmasıdır. Yanık izlerinin derinin yapısına göre TCA ile kaybolduğu, çeşitli tıp makalelerinde geçmektedir. Yanık süreci bitmiş ve sadece yanık izi kalmış deriye uygulanacak tca, orta dereceli peelingdir. Bununla beraber içeriği kuvvetlidir.

Alacağınız ürünün prospektüsünde önerilen uygulamaları tatbik ederken, yanık izi olan bölgenin temizlenmesi gerekir. Uygulamalar belli aralıklarla sürdürülmeli, işlem sonrası birkaç dakikayı geçmeyecek şekilde beklenilmeli ve derhal o bölge suyla yıkanmalıdır. TCA peelingle yapılacak ilk uygulamalarda, solüsyonun azar azar sürülmesi tedbir içindir. Ağrı eşiği düşük kişiler, ağrı kesici kullanabilir. Beklenilenden fazla ağrı yaparsa işlem durdurulmalıdır. İşlem sonrası mutlaka organik nemlendirici ve pişik kremi yanık bölgeye sürülmeli, bu günde 2 kez tekrarlanmalıdır. İlk başta görülen hafif kızarmalar, tcapeelingin işlemeye başladığının göstergesidir. Vücudun görülür yerlerinde olan yanıklara uygulanan peelingden sonra, bu bölgeleri güneş ışığından korumalısınız. Yüksek koruyucu faktörlü güneş kremleri önerilir. Beslenmenize de dikkat etmeli, yağlı ve şekerli besinlerden uzak durmalı, deriyi besleyecek ürünleri tüketmelisiniz. Cildiniz bu dönemde çok hassas olacağından, yanık bölgenize çarpmayla gelebilecek darbelere karşı temkinli olmalı, mümkünse çok kalabalık ortamlarda bulunmamalısınız.

Açık tenliyseniz yanık izinden kurtulmanız öngörülenden daha kısa olacaktır. Nispeten daha koyu tene sahip olanların tedavi süreci açık tenlilere göre biraz daha uzundur.

Cilt Lekesi Bakımında Etkili Expigment Krem

Sizlerinde cildinizin üzerinde siyah ve kahverengi cilt lekesi, çil gibi problemler ile karşılaşıyorsanız, uzmanlar tarafından da tavsiye edilen bir üründür Expigmen Krem. Vücut bölgenizde kol, bacak, yüz gibi yerler fark etmeksizin, meydana gelmiş olan lekelerin üzerinde kullanabileceğiniz etkili bir kremdir. Kremin kullanılmaya başlamasından hemen 5 gün gibi süre sonra lekeler üzerinde renk açılması görülecektir. En geç 1 ay gibi bir süre zarfında ise bu lekelerden tamamı ile kurtulmuş olacaksınız.

Bu cilt lekelerinin yok olmasında önemli şekilde rol oynayan Expigment kremi içerisinde hidrokinon isminde bir madde yer almaktadır. Deri üzerinde oluşan pigmentlerdeki renk değişikliği ve aşırı sayılabilecek şekilde artış gösteren cilt lekelerinin renklerinde açılmada önemli şekilde fayda sağlar. Önemli şekilde vurgulamak gerekirse, cilt üzerinde oluşmuş leke, çil gibi önemli şekilde sorun yaratan renklendirmeleri ortadan kaldırır. Diğer yandan yaşlanma ile ilgili durumu da ortadan kaldırmakta etkilidir.

Expigment Krem Hakkındaki Bilinmesi Gerekenler

İçermiş olduğu hidrokinon isimli maddeye karşı alerjik durumu olan kişilerin kesinlikle kullanılmaması tavsiye ediliyor. Güneş yanığı, çatlak, kuru cilt, açık yaralı olan cilt yüzeyine de kesinlikle kullanmayınız. Krem uygulamasının yüze yapıldığı sıralarda ağza ve göz bölgesine gelmemesine özen gösterilir. Krem kullanıldığı dönem içerisinde tüy dökücü, say boyası ve cilt bakım ürünlerini kullanmaktan kaçınmalısınız. Krem genel olarak süre ele alındığında en geç 60 gün gibi bir sürede lekeleri tam olarak geçirmektedir. Eğer ki bu uygulama süresi içerisinde ciltteki lekelerde herhangi bir değişiklik görülmemesi durumunda, ilacın kullanımına ara verilmelidir. Hamile olan ve çocuk emzirmekte olan anneler, doktor kontrolünde olmadan kullanmaması tavsiye edilir.

Expigment Cilt Lekesi Kremi Kullanım Şekli

Expigment cilt lekesi kremi sizlere doktor tarafından tavsiye edilmiş bir ürün ise, kesinlikle doktor tarafından verilecek talimatlara uygun şekilde kullanılması gerekir. Burada doktorun vereceği direktifler doğrultusunda yol belirlenir. Kremin uygulanacağı cilt öncesinde temiz ve kuru olmalıdır. Cilt lekesinin olduğu kısmın dışına çıkılmayacak şekilde, ilaç hafif şekilde sürülmelidir. Cildinizin tamamı ile ilacı yemesine özen göstererek ovalama işlemine devam edilir.

Expigment Cilt Lekesi Kremi Yan Etkileri

Cilt lekesinin kullanılmasının ardından karın bölgesinde ağrı, nefes alma sorunları, dudakta şişlik, kurdeşen ve boğaz üzerinde şişlik meydana gelmesi durumunda mutlaka bir doktordan yardım almalısınız. Cilt lekesinin olduğu kısma uygulama işlemi sırasında batma, yanma ve tahriş gibi bazı olumsuz durumlar ile karşılaşıyorsanız, doktor kontrolü şarttır.
Bu yan etkilerinin dışında cilt üzerinde soyulma yaptığı anlarda görülür. Ancak bu durum normal şekilde karşılanmalı ve korkulacak bir şey olmayacak durumdur.

Sedef Kremi

Günümüzde artık birden fazla insanın yaşamış olduğu bir rahatsızlık durumuna gelmiştir sedef hastalığı. Cildin üzerinde kırmızı renkte ve beyaz kepeklenmelere sebep olmuş, meydana gelen döküntüler ile kendisini göstermektedir. Saçlı olan bölgelerde kızarıklık ve kaşıntıya neden olmaktadır. Diz ve dirsek kısımlarında ilk belirgin şekilde görülür. Dünya üzerinde 125 milyon civarındaki insan bu hastalıkla baş başadır. Bu hastalık ayrıca kişinin yaşam kalitesini de düşürmüş olmasında dolayı, zor anları yaşamasına neden olur.

Dünya genelinde birden farklı ülkede çeşitli tedavi yöntemleri kullanılmaktadır. Bunlardan birisi olan krem ile tedavi ne gibi faydalar getiriyor gelin birlikte öğrenelim.

Kabuk şeklini almış olan beyaz kepekler üzerine krem sürülmesi durumunda, yarada meydan gelen kaşınmayı minimum seviyeye indirmektedir. Diğer yandan meydana gelen acı hissi ve ağrıları da ortadan kaldırır. Sedef hastalığının daha ileri seviyelere doğru gitmesine engel olur. Yara üzerindeki ve çevresindeki kabarıklıkların giderilmesine imkan sunar. Sedef hastalığının çok hafif de olsa azalmasına yardımcı olur. Krem içeriğinde yaranın iyileşmesi için tüm değerler yer almaktadır.

Sedef Hastalığı İlaçları

Sedef Hastalığı Hafif Şekilde Seyir Etmesi Durumunda Kullanılan İlaçlar

Sedef hastalığı için ilk önce bilinmesi gereken şey, cilt üzerindeki kuruluk ile doğru şekilde mücadele içerisinde olmaktır. Bundan dolayı cildin nemlenmesini sağlayacak kremler kullanılması önerilirken, cildin kurumasına neden olacak sabunları da kullanılmaması tavsiye edilir. Burada doktorlar tarafından tavsiye edilecek, Shea yağı, Ozon yağı ve Omege 3 gibi yağ asitlerini içermekte olan yağlar cildin nemli kalmasına yardımcı olacaktır. Bunun yanı sıra yine doktorlar tarafından uygun görülen kortizon içermekte olan kremler ve steroidler hastalıktaki belirtilerini hafifletebilir. Ancak her ne olursa olsun burada doktor kontrolünde bu ilaçların kullanılması önem arz etmektedir. Burada yanlış bir kullanım sonrasında sedef hastalığı tetiklenerek daha fazla geniş alana yayılmasına neden olabilir. Diğer yandan kortizon türevi ilaçlar hastalığı yan etkileri ile sıkıntılı duruma sokabilir. Antralin kortizon türevindeki ilaçların yan etkisi olduğu bilinmekte ancak deri üzerinde uygulanması durumunda kahverengi leke izi bırakmakta olan bir ilaçtır. İlaç uygulamasına son verilmesinin ardından bir süre geçmesinden sonra deri eski rengine dönmeye başlayacaktır. Cildin yüzey kısmında meydana gelen kepeklenmeyi tam olarak yok etmek için Salisik asid içermekte olan ilaçlar kullanılır. Salisik asid deri üzerini incelterek asıl tedavi amacında kullanılacak ilaçların etkisinin artırmasına yardımcı olur. D vitamini içermekte olan krem ya da haplar, tedavi sürecinde büyük öneme sahiptir. Doktor tarafından uygun görülen diyetlerde sedef hastalığına baskı uygulayarak seyri hafifletecektir.

Sedef Hastalığının Ağır Seyretmesi Durumunda Kullanılan İlaçlar
Sedef hastalığı daha fazla şiddetli şekilde seyir etmesi durumunda ve dışarıdan alından tedavi yöntemlerinden sonra sonuç alınamıyor ise, siklosporin metotreksatlar ve retinoidler kullanılabilir. Kullanılan ilaçlardan sonra yanıt alınamayan bir süreç içerisindeyse Ultraviyole tedaviler veya lazer uygulaması yapılabilir. Tüm bu uygulamalardan sonra yine istenilen sonuç alınamamış ise, bu direnç gösteren sedef hastalığına karşı biyolojik ajanlar olarak isimlendirilmiş yeni nesildeki tedavi yöntemlerini denemek fayda sağlayabilir.

Sedef Hastalığına İyi Gelen Bitkiler

Sedef hastalığı toplumsal düzeyde yaygın olan şuan için kesin bir tedavisi olmayan bir cilt rahatsızlığıdır. Deri üzerinde yama şeklini alarak, sedef renginde kabuklanmaları meydana getirir. Kaşınmaya neden olmaktadır. Sedef hastalığı diğer yandan kronik bağışıklı sistemi rahatsızlığıdır. Belirtileri ise dönemler içerisinde tetikleyicilerine bağlı olacak şekilde yeniden alevlenmektedir.

Her ne kadar sedef hastalığı için doktorların sunduğu reçeteler baz alınmış olsa da, insanların sedef hastalığına karşı iyi gelen bitkileri de araştırmaktadır.
Sedef hastalığı sık şekilde dizler, dirsekler , vücudun saçlı bölgeler ve bel kısmında ortaya çıkar. Yaşanan stres ve genetik anlamdaki yatkınlığın bir araya gelmesinden sonra sedef hastalığı belirir. Tedavi yöntemi olarak kullanılan iğne, hap ve ışık tedavisi gibi birden fazla yönem kullanılmaktadır. Burada bilinçsiz şekilde doktor nezdinde olmadan alınan ilaçlar hastalıktaki şikayeti daha büyük boyutlardaki sorunlara doğru taşır. Burada bundan dolayı mutlaka cilt doktoruna öncelikle muayene olunması gereklidir. Öncelikle sedef hastalığının tedavi sürecinde sabırlı olunması gerekir. Tedavinin etkisinin görülebilmesi için, oldukça uzun süren bir süreç beklenir.

Aloe Vera

Aloe Vera kaktüs ile akraba olan bir bitkidir. Bitkiden elde edilmiş olan jel biçimindeki öz gün içerisinde üç defa olmak koşulu ile cilt üzerine uygulanabilir. Yapılan bazı araştırmaların sonucunda yara iyileştirici özelliği de keşfedilmiştir. Aloe kullanan kişilerdeki kızarıklık ve pul şeklindeki dökülmelerde azaltma görülmüştür. Yüzde 0,5 oranına aloe içermekte olan kremler tavsiye edilmektedir. Ağızdan alınmakta olan tablet şeklinde aloe bitkisinin şuan için sedef hastalığına karşı herhangi bir faydasının olduğu da görülmemiştir. Diğer yandan oldukça tehlike arz edecek olumsuz sonuçlara neden olabilir.

Elma Sirkesi

Geçmiş dönemlerde dezenfektan olarak da kulanım gören elma sirkesi, sedef hastalığından ötürü meydana gelen kaşıntı şikayetini azaltmak için tavsiye edilmektedir. Organik elma sirkesi saçlı olan deri üzerine haftada birkaç kez olacak şekilde sürme işlemi yapılabilir. Burada meydana sürülme işlemi sırasında yanmadan dolayı şikayeti azaltmak içinde, elma sirkesini sulandırabilirsiniz. Sedef hastalığı olan bazı kişiler sirkenin biraz bekletilmesinden sonra kafalarını duruladıkları bölge üzerindeki tahrişi de engellediğini savunurlar. Fakat herhangi bir şekilde kafa derisinde çatlama ve kanama gibi durumlar ile karşılaşılmasında elma sirkesinin denemesi tavsiye edilmez. Çünkü burada yaralı olmasından dolayı açık olan bölgelerde sirkenin yakıcı bir etkisi olacaktır. Sizin cildinize uygun ise elma sirkesinden birkaç hafta içerisinde kesin sonuç alabilirsiniz.

Kapsaisin

Kapsaisin acı biber içerisindeki maddeye verilen addır. Biberin acı olmasına ise bu madde neden olmaktadır. Piyasa içerisinde yer alan birden fazla kremin içinde yer alırken, iltihap giderici, ağrı kesici, pullanma ve kızarıklık önleyici olarak da kullanım görmektedir. Zeytinyağı ve cayenne biberi ile kombine edilmesi durumunda ağrı ve kaşıntıyı dindirmeye yardımcı olur.
Çay Ağacı Yağı
Dünyanın birden fazla ülkesinde bilinmekte olan çay ağacı yağı, Avustralya’a özgü bir bitkidir. Antisektik özelliğinin olmasından dolayı, cilt için en fazla önerilmekte olan bitkisel yağlardan birisidir. Alerji gibi yan etkilerinin de olabilecek olmasından ötürü dikkatli şekilde kullanılması gereklidir. Çay ağacı yağı içermekte olan bitkisel şampuanlar, bir takım sedef hastalarındaki belirtileri de azaltmakta etki yaratabilir.

Zerdeçal

Antioksidan ve iltihap giderici özelliklerinin kuvvetli olmasından dolayı, zedeçalı her reçete içerisinde görbilmek mümkündür. Yemeklere ilave edilerek ya da tablet şeklinde kullanım görülmesinden sonra sedef hastalığı belirtilerinde azaltma etkisi görebilir. Fakat yinede herhangi bir bitkisel anlamdaki ürünün kullanılmasından önce doktorunuza başvurmalısınız.

Zeytin Yağı

Sedefli bölgeler üzerinde uygulanacak olan zeytin yağı ile nemli tutmuş olursunuz. Böylelikle kuruluğun önüne geçmenizden dolayı da, kaşıntı azalmış olur. İyileşme sürecini hızlandıran ve ciltte besleme etkisi yapan ögeler ise bu bölge içerisinde hapsolacaktır. Cilt üzerindeki kabuklardan da rahat bir şekilde kurtulmak için zeytin yağı kullanabilirsiniz. Zeytin yağını uygularken de bir masaj yapar gibi iyice yedirmelisiniz.

Deve Dikeni

Sedef hastalarının karaciğerine destek olan deve dikeni, bağışıklık sistemini düzene sokar. Cilt üzerindeki pullanmanın da önüne geçer. Doktorunuzdan tavsiye alınmasından sonra, kullandığınız diğer ilaçlar ile birlikte herhangi bir yan etki yapmayacak ise rahatlıkla kullanabilirsiniz.

Dikiş İzlerine TCA Peeling

TCA (triklorasetik asit) cildin dış tabakalarına nüfuz etmek için tasarlanmış orta düzey bir asittir. Cilde uygulandığında, kabuk altındaki daha taze cildi ortaya çıkarmak için cildin hasarlı ve ölü katmanlarını döker. TCA soyma iyileşmesinden sonra sonuçlar,  lekelenme, yaş lekeleri ve kırışıklıklarda gözle görülür bir düzelmeye neden olur. TCA, cilt üzerinde  harika sonuçlar yarattığından, uzmanlara göre ameliyat  ve dikiş izlerine oldukça olumlu etkisi olduğu belirtilmektedir. Keşfi 1839 yılında olmuştur. O günden günümüze çok revaçtadır ve alternatif peeling yöntemlerinin en iyisidir.

Ameliyat sonrası vücudumuzda görünen veya görünmeyen yerlerde kalan dikiş izleri, çoğukişiyi rahatsız eder. Kötü görünümü belki de yaşadığımız ameliyat deneyiminin stresli anlarını hatırlattığı için, bize katlanarak rahatsızlık verir. Elbette bu izlerin geçirilmesinin zaman ve maddi anlamda külfeti olduğu inkâr edilemez bir gerçektir. Özel klinikler elbette bir seçenek fakat seans başına alan ücretler oldukça yüksek olabildiği gibi aynı zamanda her seansa katılmak için harcanan zamanda azımsanacak gibi değildir.

Ameliyat gibi ciddi operasyonlar haricinde, birde daha küçük çaplı yaralanmalar neticesinde atılan dikişlerde aynı ölçüde sıkıntı verici olabiliyor. Dikiş izlerinin geçirilmesi için TCA peeling işlemi günümüzde oldukça revaçtadır. 4haftada bir tekrarlanacak olan bu işlem 10 ayın sonunda mükemmel sonuçlar doğurabilmektedir.

Dikiş izlerinin geçirilmesi için uygulayacağınız TCA peeling için alacağınız ürünün üzerinde yazan talimatları mutlaka dikkatle okumalısınız. Derinizin hassasiyeti ve alerji reaksiyonlarınızı hesaba katarak ve en azından eczacınız veya bir dermatoloğa danışarak, ayda bir kez bu metodu uygulayabilirsiniz. TCA deri üst tabakasını soymak sureti ile deriyi yeniler. Bu yenilenme işlemi esnasında izler yavaş yavaş kaybolmaya başlar. Her uygulamada tekrarlanan bu sürece uygun olarak izleriniz yok olur.

 NASIL UYGULANIR. UYGULAMA SONRASI SÜREÇ

Aldığınız ürünün prospektüsüne göre ölçüler kullanmanız faydalı olacaktır. Genel itibariyle ölçüler ve kullanım şu şekilde gerçekleşir: Öncelikle sorunlu bölgenin temiz olması gerekmektedir. Eldiven kullanılması tavsiye edilir. %35 tca solüsyon, temiz bir pamukla iz olan bölgeye yumuşak ve dairesel hareketlerle sürülür. Bu işlem en az 2 kez yapılmalıdır. Her arada, en az 2 dakika beklemek, solüsyonun deriye nüfuz etmesine yardımcı olacaktır. İşlemin bitiminden sonra 2 dakika daha bekleyiniz.  Tca sürülen bölgeyi suyla yıkayınız.  Gözlerinize sürmeyiniz ve kesinlikle yutmayınız. Derinizde beyazlaşma görülmesi olağandır. Esasen bu beyazlaşma doğru yolda olduğunuzu gösteren bir işarettir. E vitamini içeren organik ya da en azından doğal bir krem sürmeniz, derinizin nemlenmesi için çok önemlidir. Organik krem pahalı derseniz, o zaman iyi bir pişik kremi de aynı işlemi görür. Kreminizi sabah kalktığınızda ve akşam yatarken sürmeniz hatta izleriniz ortadan tamamen kaktığında bile en az 1 hafta daha uygulamanız gerekir. Unutmayınız ki, orta derecede olsa bile TCA bir asittir ve asitler, gerekli müdahaleler yapılmazsa vücudu hızla kurutur.

Tcapeeling işleminden yaklaşık 1 hafta geçtikten sonra beklenen deri soyulma işlemi nihayet gerçekleşecektir. Ne kadar özenli olmaya çalışırsanız çalışın soyma işlemini kendiniz yapmayın. Tahmin edeceğiniz gibi cildiniz oldukça hassas bir durumda olacaktır. Eğer hâlihazırda zaten hassas bir cildiniz varsa durumunuzu riske atmamalısınız.Kızarma ve hafif şişlikler görünebilir. Vücut reaksiyonuna göre, ürün talimatlarınızı da göz önünde bulundurarak, bir sonraki peeling işleminize, düşünülenden birkaç gün daha fazla ara vermeniz olasıdır.

Peeling sonrası güneşe çıkmamaya mümkün mertebe özen gösteriniz. İlla çıkmak zorunda kalırsanız ve iz yüzünüzde yahut  görülecek bir yerdeyse onu koruyunuz. Hergün güneş altında kalmanızı gerektiren bir işiniz varsa güneş kremi kullanabilir yahut ten hassasiyetinize göre tcapeeling işlemini, Ekim ayından itibaren gerçekleştirme kararı alabilirsiniz. Banyo yaparken de teninize aynı hassasiyeti göstermeli, aşırı sıcak suyla yıkanmamalısınız.

İZLERİN GEÇME SÜRESİ

Titizlik gerektiren her işte olduğu gibi TCA peelingle izleri geçirme süreci de bir iki uygulamada sonuca ulaşmaz. Elbette farkı görmeye başlayacaksınız fakat izlerinizin tamamen geçtiğini görmek için biraz daha sabırlı olmanız gerektiğini daha yolun başındayken kendinize telkin etmeniz sabrınızı, inancınızı ve kararlılığınızı arttıracaktır. Yine de yıllarca bekleyecek değilsiniz elbette. 4. Uygulamadan itibaren göreceksiniz ki, izleriniz birer ikişer silinmeye başlayacak.

 

 

Cilt Lekelerinde Kojik Asitin Faydaları

Cildin beyazlamasının sağlanması isteniyor ise kojik asit oldukça etkili olacaktır. Birden fazla tüketici kişiler çiller ve diğer can sıkıcı lekelerden kurtulmak oldukça basittir. Kojik asit kullanılması ile kısa zaman içerisinde bu lekelerden kurtulma sağlanır. Kozmetik ürünlerin pazarlandığı piyasa içerisinde kojik asit içermekte olan birden fazla ürün yer almaktadır. Sizlerde kullanacağınız ürünlerin bu yönde olmasına özen gösterebilirsiniz. Cilt üzerinde kullanılması durumunda ise melanin miktarını azaltacaktır.

Kojik asit ilk olarak 1989 yılında Japonya’da bulunmuştur. Japon bilim adamlar, pirinç ve soya gibi doğal ürünlerin içerisinde bu maddeden bulmuştur. Artık günümüzde ise ülkemizde birden fazla güzellik ürünü ve kullandığımız sabunlar dahil kojik asit içermektedir. İnsanlarda yüzlerindeki deri renginin daha aydınlık görünüm kazanması için bu ürünleri kullanır. Tabi ki burada melazma kahverengi cilt lekelerini çevirmek amacı ile renk değişimlerine imkan sunar.

Kojik asit uygulamasından sonra cilt üzerinde yanma ve batma hissi ortaya çıkabilir. Hassas bir cilde sahip olunması durumunda cilt üzerinde tahrişlere yol açacağından, kullanım miktarının dozunun ayarlanması önemlidir. Antioksidan ve antibakteriyel özellikleri olmasından dolayı da, uzun süre cildin taze kalmasını sağlamaktadır. Birden fazla dermatolog tarafından da akne tedavisinde koojik asit uygulamasını reçete etmektedir. Piyasa içerisinde hemen hemen her yerde ulaşılabilir olan kojik asit uygulamasına dikkatli davranmalısınız. Uygulama sırasında göz ve ağız ile temas edilmemesinden kaçınılmalıdır. Yine uygulamadan sonraki süreç oldukça önemlidir. Cilt üzerinde soyulma işlemi sonrasında güneş ışınlarından uzak tutulması gerekir.

TCA Peeling Nasıl Yapılır

Trikloroasetik asit, cilt yenilemesi için kullanılan bir kimyasal maddedir. Kimyasal ve özellikleri 1839’da Jean-BaptisteDumas tarafından keşfedilip belgelenmiştir. C2HCl3O2 ile formüle edilir. Günümüzde kullanım alanları oldukça geniştir.Cildinizde istemediğiniz siyah nokta veya lekeler, deriniz üzerinde kurtulmak istediğiniz bir dövme varsa ve bugüne dek bunlardan kurtulamadıysanız, TCA kullanarak peeling yapabilir ve bu sorunlardan hızla ve sağlıklı bir şekilde kurtulabilirsiniz.

TCA’nın ayrıca çilleri, yıllarca güneşe maruz kalarak oluşan hasarları, kötü pigmentasyonu, yara izlerini, gevşek ciltleri, kırışıklıkları ve ince çizgileri kaldırıp tedavi ettiği kanıtlanmıştır. TCA son zamanlarda dövmeleri tedavi etmek, kaldırmak için doktorlar tarafından kullanılan bir yöntem olarak tıp literatüründe yerini almıştır.

Fenol ile yapılan peelingler, dermis yoluyla derine ulaştıklarından, genellikle kalıcı bir beyazlatma pigmentasyon etkisine neden olurlar. Fenol deriden absorbe edildiğinde toksiktir ve kalp atış hızı, işlev ve aritmilere neden olabilir, bu nedenle bir fenol peeling, her zaman doktorların gözetimi altında ve anesteziyle yapılır, çünkü acı verir. Sertliği ve ağartma özelliklerinden dolayı son çare bir peeling türüdür.  Fenol, toksisitesi, TCA peeling gibi daha güvenli, acısız peelinglerin ortaya çıkması nedeniyle günümüzde nadiren uygulanmaktadır. Fenol ile yapılan peelingler sonrası cildin uzun bir iyileşme sürecine ihtiyacı vardır ve kapsamlı bir bakıma ihtiyaç duyulabilir.

Her birinin çeşitli türevleri olsa da temel olarak çeşitli kimyasal cilt asitleri, plastik cerrahi alanında  ve başka yerlerde yayınlanan klinik çalışmalar, TCA asidin çoğu deri durumu ve problemleri için en etkili olduğunu göstermektedir. Kullanılan peeling çeşidi ne olursa olsun, korunmasız ciltte kansere neden olabilecek zararlı UV ışınlarından yeni cildi korumak için azami güneş koruması kullanılmalıdır. Yüksek bir SPF (güneş koruma faktörü) ve koruyucu kıyafetler (şapkalar) önerilir.

Kimyasal peeling, cildin görünümünü ve dokusunu iyileştirmek veya cildi gençleştirmek veya onarmak için birkaç veya birçok cilt katını pul pul dökmek için kullanılır. Bazı tür peelingler hafiftir ve cildin dokusunu ve görünümünü iyileştirmek için öncelikle kozmetik amaçlı kullanılır. Deri renginin bozulmasına, yaştan, yüzey lekelerine veya cildin dokusu ile daha ciddi problemlerden kaynaklanan çizgilere değinmek için daha kapsamlı bir prosedür gerektiğinde, trikloroasetik asit (TCA) ile gerçekleştirilenler gibi orta güçlü peelingler etkili bir şekilde kullanılabilir.

TCA ile yapılan peeling, orta şiddette bir kimyasal peeling olarak düşünülür. TCA peeling, hastanın yüzü, boynu ve ellerin arkasında kullanılabilir. Birçok diğer peeling türü yalnızca yüz üzerinde kullanılabilir.

TCA peeling, diğer peeling  metotlarından elde edilenden daha derin eksfoliye edici etkilere sahiptir. TCA’nınpeelingin etkili olduğu problemler  başlıca şunlardır:

Soluk koyu lekeler, güneş lekeleri ve çiller;Sivilce tarafından oluşturulan lekeler;Tıkanık gözenekleri rahatlatma;Kanser öncesi lezyonları çıkarma; İnce hatları ve kırışıklıkları gidermekve,güneşe maruz kalma ile hasar gören cildin yenilenmesi.

NASIL UYGULANMALI

TCA peelingler, sivilce izlerini ve benleri azaltmak veya ortadan kaldırmak için kullanılabilir, bununla beraber dövmelerin çıkarılmasında veya izlerin yok edilmesinde etkili olduğu, klinik metotlarca ortaya konulmuştur.

Orta derecede peelingprosedürü hafif bir işleme benzetilebilir; beraberinde kullanılan kimyasallar cilt katmanlarının dayanıklılığını arttırmak için güçlü içeriğe sahiptir ve genellikle daha uzun bir süre cilde sürülü kalabilir. Cilt, peeling öncesi mutlaka temizlenmelidir.

Yaz değil sonbahar ve kış mevsimleri bu ürünler peeling yapmanız daha iyi olacaktır. Yaz aylarında cildinizde leke oluşturma riskiniz oldukça yüksektir zira. Başta en düşük çözeltiyi kullanmak iyi bir tedbir olabilir. Dudaklarda açık yara veya uçuk varsa kesinlikle yapmayın. Mutlaka eldiven kullanın. Ağızınıza ve gözünüze değmemesi için bilhassa dikkat edin. Önlem olarak, ağız kenarınıza krem sürebilirsiniz. Bu kazara gelebilecek aside karşı bariyer görevini alacaktır. Derinizin en sert bölümüne sürerek başlamak uygundur. Sürme işlemi bir parça temiz pamukla yapılmalıdır. Bekleme süreniz 60 dakikayı geçmemelidir. Bol suyla temizleme yaptıktan hemen sonra nemlendirici doğal krem sürünüz.

Daha açık ten renginde olan kişiler, kimyasal peelingler için en iyi adaylar olarak kabul edilir ve koyu tenli kişiler başarılı kimyasal peelingprosedürlerine sahip olabilse de, prosedürlerin bir doktor tarafından yakından izlenmesi önerilir. TCA peelinglerinin etkili sonuçları için koşullar genellikle bunlarla sınırlı olmamak üzere şunları içerir:

Koyu lekeler geliştiren cilt; Yaşlanma başlangıcından kaynaklanan kırışıklıklar;

Güneş hasarı veya cansız hale gelen cilt.

TCA Peeling İşlem Sonrası

Peeling işlemi sonrası, çoğu hasta kızarıklık, sıkılık ve şişme gibi şeyler hissedebilir. Bir yırtılma hissi yaygındır ve hastanın doktoru, muhtemelen etkilenen bölgeye koruyucu merhem uygulayacaktır. Bazı hastalar, şişmeyi azaltmak için buz paketleri kullanırlar. TCA peelingi işlemini takip eden günlerde hastanın tedavi edilen derisinin koyulaşması olasıdır ve kabuk oluşabilir. Yeni cilt yaklaşık iki hafta içinde oluşur ve alan birkaç hafta boyunca kırmızı olmaya devam edebilir.

FAYDALARI

TCA peeling yöntemi kullananlarda, cildin renk ve dokusu daha iyi ve pürüzsüz hissedilir. İşlemin derinliğine bağlı olarak, hasta yara izi veya kırışıklıkların daha geniş çaplı yumuşatılmasının tadını artık huzurla çıkarabilir.

İSTENMEYEN DURUMLAR NEDİR

Potansiyel yan etkiler, her prosedür için olabilirler. Bununla birlikte, çoğu yan etkiler, kullanıcı hatalarından kaynaklanmaktadır. Alınan ürün içindeki prospektüsün dikkatle okunması, eczacı veya doktorunuza, uygulayacağınız işlemle alakalı danışılması, bu istenmeyen etkileri maksimum önler. Bilhassa akne hastaları, peeling işleminden sonra sivilcelerinde patlama yaşayabilir ki aslında bu doğal bir sonuçtur, kızarıklık her kişide gözlemlenebilir. Durumunuz ne olursa olsun, bir hekime veya diğer nitelikli bir tıbbi personele danışmak, daha sonra herhangi bir beklenmedik sonuç ortaya çıkarsa, harekete geçmek için prosedürüizlemek adına atılacak en uygun adımdır.

C vitamini Cilt Bakımı

C vitamini enflamasyon ve serbest radikaller ile savaş içerisinde olarak kolajen üretmektedir. Bundan dolayı sizlerde cildinizde olumlu düzeyde bir erişim görmek isterseniz, içerisinde C vitamini yer alan kremler ve temizleyici cilt bakım ürünleri kullanın.

Gün içerisinde yapılacak kür için atılan adımlar oldukça önemlidir. Fakat güç bakımından yüksek seviyedeki anti-aging adımı tedavideki doğru onarımdır. Nemlendirme, tonik, temizleme ve koruma ürünlerinin her birisi ayrı olacak şekilde kırışıklıklara karşı onarıcı etkisi vardır.

C Vitamini İçeren Kremler

Genel temizleme anlamında kullanılan temizleyici ürünler ve güneş korumalarına kadar kullanılmakta olan birçok ürün C vitamini içermektedir. İnsanlar kendi C vitaminini kendisi diğer canlılara göre üretemediği için alınacak besinlerden elde etmektedir. Ayrıca C vitamini dokular üzerinde uzun zaman kalmayıp, idrar yoluyla vücuttan dışarıya atılmasından dolayı devamlı olarak ihtiyaç duyulmaktadır.

C Vitaminin Cilde Etkisi

Epidermiste, derideki alt tabakadan beş kat daha fazla olacak şekilde C vitamini yer alır. Bu vitaminlerinde birden fazla görevi vardır. Vücuttaki su kaybının önüne geçmiş olduğu gibi, ciltteki bariyer fonksiyonunu da yerine getirmesine imkan sunar. Elastin ve kolajen oluşumunda görev alır. Hareketli olan serbest radikallerin, cilde zarar vermesine imkan tanımaksızın etkisiz duruma getirir. Güneşten gelen yakıcı ışınlara karşı C vitamini koruyucu görev üstlenmektedir. Bununla ilgili birden fazla bulgular vardır. Yüksek dozda alınması durumunda veya E vitamini ile birlikte kullanılmasında çok fazla şekilde fayda sağlar.

CİLT LEKELERİ İÇİN KREM

Cilt lekelerini kontrol altında tutmak, lekelerin yayılmasını önlemek ve ciltte lekelere sebep olan güneş ışınlarından korunmak için üç temel cilt bakım ürünü türü vardır. Hepsini güvenle kullanabilir ve talimatlar doğrultusunda hareket ederseniz, en iyi sonucu alabilirsiniz.

 

CİLTTE LEKELERİNE SEBEP OLAN GÜNEŞ VE DİĞER KAYNAKLILEKELERİ AZALTMAK İÇİN ÜÇ ANA ÜRÜN ÇEŞİDİNİZ ŞUNLARI İÇERMELİDİR:

 

Cilt lekelerinizde mevcut, cilt pigmentini silen eksfoliye ürünler.

Cilt lekelerinizde, lekelerinin daha ileri zamanlarda kararmasını önlenmeye yardımcı olmak için cilt pigmenti üretimini düşüren ürünler.

Rahatsız edici güneş lekelerinin neden olduğu, UV ışınlarını engelleyen geniş spektrumlu güneş koruyucular.

Dermatolojik uygulamalarda, cilt lekelerini kontrol etmek isteyen hastalar için, bir cilt bakımı rutini oluşturulur. Genellikle bu tür cilt bakım ürünleri, kapsamlı ve güçlü bir cilt bakım rutinine dâhil edilir.  Bu rutine uyulması halinde, cilt lekelerinden mustarip olan kişilerin ciltlerinin, daha genç, parlak ve pürüzsüz görünmesi son derece mümkündür. Dermatolojik çalışmalar cilt lekeleri için krem kullanımında son derece titiz klinik çalışmalar yapmış ve hâlihazırda yapmaya devam etmektedir.

Aşağıda, bunu nasıl yapacağımızın ayrıntıları verilmiştir.

 

BİRİNCİ ADIM: İSTENMEYEN CİLT LEKELERİNİ SİLMEK İÇİN ÖLÜ HÜCREYİ DÖKECEK EKSFOLİYE ÜRÜNLER KULLANIN.

Eksfoliyecilt bakımı, ciltteki lekeleri veya güneş ışınları kaynaklı lekeleri ağartarak silikleştirmeye yardımcı olur, çünkü lekelerin pigmenti, canlı hücrelerden yukarıdaki ölü hücrelere taşınır. Eksfoliyasyon, ölü hücreleri döker- pigment ve diğer sorunları giderir.

Eksfoliye sadece kaba bir cilt temizleme veya duş süngeri kullanmakla alakalı değildir. İşi yapmak için fiziksel ve kimyasal eksfolasyon kullandığınızda en iyi sonucu alırsınız.

Muhtemelen fizikseleksfolasyona aşinasınızdır. Cildinizdeki ölü hücreleri temizlemek için,sert yüzeyli süngerler veya fırçalar kullanın. Kimyasaleksfoliyasyon daha karmaşıktır. Ölü hücreleri cildinizde tutan yapışkanlığı gevşetmek için AHA ve BHA içerikli kremlerin kullanılmasıgerekir. Ölü hücrelerin yapışkanlığının etkisini azalttığınızda, hücrelerin yenilenmesi daha hızlı bir şekilde oluşur ve işlem daha iyi sonuçlar verir.  Bunu yapmak için, en çok tercih edilen yol: Güvenilir kremlerle, yine güvenilir AHA içerikli cilt lekeleri kremlerinin kombinasyonudur.

Glikolik asit / AHA içerikleriyle, tam  olarakeksfolasyon(ölü deriyi pul pul dökme işlemi) cilt bakım rutinlerine iyi bir örnek teşkil etmektedir. Ölü derinin, ciltteki yapışkanlığını gevşeten, güçlü, profesyonel seviyedeki AHA / glikolik asit birleştirilerek, özel olarak seçilmiş süngerler ve bezlerle sadece doğru miktarda fiziksel eksfolasyon yapılır. Ölü cilt hücreleri ve cilt lekelerindeki pigmentler sulanır ve ovalanır. Böylece cildiniz pürüzsüzleşir, daha genç, daha parlak bir hal alır. Uygulama sonrası, gün boyunca geniş spektrumlu bir güneş kremi sürün. Kahverengi ve istenmeyen cilt lekeleriyle savaşmak için en iyi kremlerle cilt bakımına başlayın.

 

İKİNCİ ADIM: CİLT LEKELERİNİZİ AĞARTMAK VEYA SİLMEK İÇİN CİLT PİGMENT- SİLİKLEŞTİRİCİ KULLANIN

 

Siliciler, ya da silikleştirici kremler, pigment üreten melanosit cilt hücreleri tarafından üretilen pigment miktarını gerçekten azaltan ürünlerdir. Aşırı pigment üreten bu hücreler, belli noktalarda toplanırlar. İlk önce pigment üretimini harekete geçiren UV ışınlarından kaçınmanın yanı sıra pigment üretimininbiyokimyasal adımlarını daha çok engellemek için özel maddeler kullanabilirsiniz. Bunu yapmak için en iyi ürün seçenekleri şunları içerir:

 

RETİNOİDLER:( Cilt lekeleri, cilt kırışıkları üzerinde düzenleyici olan bir maddedir. Kolajen oluşumunu, içerdiği A vitaminiyle destekler, cilt lekelerini silerken, cildin kaybettiği elastikiyet kabiliyetini tekrar kazandırır. Cilt lekelerini silmek için tercih edilen etkili bir maddedir.)

Cilt lekelerini silikleştirmek için en iyi içerikler:retinol içeren ürünlerdir Bunlar, reçetesiz olarak elde edilen, en güçlü retinol seviyelerine sahip,  yoğun gece kremi gibi retinol ürünleridir.Retinoidler ayrıca ölü deri hücresini pul pul döker ve böylece,her türlü cilt lekelerini silikleştirmeye yönelik, nasıl yardımcı olacakları konusunda, iki yönlü bir deneyim kazanırsınız. Ek olarak, bunlar güçlü kollajen üretim stimülatörleri olduklarından, kırışıklıkları ve cilt yaşlanmasının diğer belirtilerini azaltmaya yardımcı olurlar.

 

C VİTAMİNİ:

Cilt lekelerini gidermek için en iyi ürünler, yüksek konsantrasyonlu, stabil, C vitamini içeren cilt bakım kremleridir. Her türlü cilt lekelerini oluşturan pigment üretimini azaltmaya yardımcı olabilirler. Etkisi ilk kullanımlarda, kimyasal ürünlere oranla nispeten hafif olmakla birlikte, C vitamin içerikli ürünlerde, C Vitamini Kırışıklık Karşıtı Tedavi Serumu gibi güçlü bir profesyonel ürünü kullandığınızda, kollajen oluşumunu tetikleme yeteneği gibi diğer anti-aging faydaları da vardır. Ayrıca cildinizi, serbest radikallerin yarattığı ek zararlardan korumaya yardımcı olan mükemmel antioksidanlardır.

 

HİDROKİNON:

Cilt lekelerini ağartan kremler ve losyonlardaki klasik, cilt beyazlaştırıcı bileşenidir. Hertürlü cilt lekesini silikleştirmek ve hatta tamamen çıkarmak için, en iyi sonuçları vermesiyle bilinir ve tercih edilir.

En iyi sonuç için, hidrokinon, retinoidler, AHA (glikolik asit gibi) ve güneş kremi ile kombinasyon halinde kullanılmalıdır. Cilt lekelerinin etkisini azaltmak ve silmek için, en etkili cilt bakım rutini kombinasyonudur.

Dermatolojik tedavilerde, yaz aylarında kaçınılmaz olarak kötüleşen güneş lekelerini, diğer bir deyişle güneş lentijenleri,engellemek için sonbaharda bu içerikle kombine edilmiş ürünler, 4 aylık bir kür programında sıklıkla kullanılır.

 

HİDROKİNON İÇERMEYEN/ NON-HİDROKİNON-ÜRÜNLERİN CİLT LEKELERİNE KARŞI KULLANIMI:

İçeriklerinde, güneş lentgillerini, her türlü cilt lekelerini silmek, cilt bakım kremlerinde kullanılabilen kojik asit, azelaik asit, meyan kökü ve arbutin gibi diğer cilt ağartıcılar vardır. Güneş kremi, retinoid veyaglikolik asit gibi bir AHA ile kombine edildiğinde en yüksek verimi verirler.

 

ÜÇÜNCÜ ADIM:  YÜKSEK FAKTÖRLÜ GÜNEŞ KORUMA

 

Sanılan aksine, sadece yazın değil, yılın 365 günü, tüm dünyadaki UV ışınları güneş lekelerini ve buna bağlı diğer cilt lekelerini yaratır ve koyulaştırır. Evet, cilt lekeleriniz, kışın, Kuzey Kutbu’nda, şafak vakti veya alacakaranlıkta,her türlü etkiye maruz kalmaya devam etmektedir. Kış veya sonbahar aylarında, UVB güneş ışınlarının daha zayıf olduğu doğrudur. Bununla birlikte, UVA ışını ekvatorda, öğle saatinde olduğu gibi yoğun olarak dışarı çıkar ve UVA ışınları,  güneş ve buna bağlı diğer cilt lekelerini çoğaltır.

Bu, gün ışığının olduğu saatlerde, bütün yıl yüksek koruma faktörlü bir güneş kremi kullanmanız gerektiği anlamına gelir. Sabahleyin yeni güne hazır olduğunuzda, yüzünüze ve güneşe maruz kalabilecek cildinizin her bölgesine bu kremleri sürün. Kalıcı çözümler için, talimatlara uygun olarak bu işlemi tekrar tekrar uygulayın. Güvenilir UVA koruması için, etkin madde olarak% 5 veya daha fazla çinko oksit içeren bir ürün seçin.